13 Ağustos 2017 Pazar

Atinalıların Devleti - Aristo

Aristotelesin kaleme aldığı bu kısa kitaptan dönemin ilginç olaylarını sizlere aktarmak istedim. Aristo kendinden önceki dönemleri de dahil edip; halk-yönetim-siyasa-devlet-erk-hukuk ve vergi anlayışındaki birtakım değişimleri objektif olarak anlatmış. Milattan önce aktarılan bu bilgilerle bir devletin nasıl işlediği, kanunların, teamüllerin hatta demokrasinin varlığı çok şaşırtıcıdır.

Kitap 60 sayfa civarında ve İş Bankası Yayınlarının çevirisini de gayet güzel bulduğumu belirteyim. İçeriğe, özete fazla girmeden hangi alanlardan bahsedildiğini maddeler halinde kısaca aktarıyım.

Atinalıların Devletinden Aklımda Kalanlar:

- Bazı memurlukların seçimindeki esaslar belirleniyor. Eskiden sadece zenginlerin memur olabilmesnin önü açıkken, sonradan belirli özellikleri taşıyan tüm yurttaşlara memur olma imkanı veriliyor.

- Sorumluluk gerektiren memurluklarda belirli bir ekonomik statü aranıyor, çünkü bir hata yapılıp ceza kesildiğinde o kişi bu cezayı ödeyebilmeli.

- Borç için teminat aranıyor yoksa beden özgürlüğü dahi teminat altına alınabiliyor, devlet kölelerinin varlığından bahsediliyor. Borcunu ödeyemenler köle olabiliyor.

- Halkın vergi için 4 gruba ayrılması, günümüzde vergi ödeme gücü ilkesiyle benziyor.

- Ordunun sadece devlet erki olması hakkında reform yapılıyor. İlginç bir hileyle halkın elinde olan silahlar toplanıyor.

- Meclisin vekil sayısı değiştiriliyor. Oturuma katılmayan vekillere para cezası kesiliyor.

- Farklı coğrafyalarda konuşlanmış siyasi partilerden bahsediliyor. Halk mevsimlere uygun olarak 4 kabileye ayrılmış, her kabile de 3 bölüme ayrılmış. Yılın ayları gibi on iki kabile bölümü vardır. Aydaki günler gibi her bölüm 30 soydan oluşmuştur. Her yurttaş babasını, soyunu belirten bir levhaya sahiptir.

- Yönetimi ele geçirmek isteyen darbeci yaklaşım o dönemde de mevcut.

- Vekiller bir anayasa yapmak için toplanıyor ve çalışmak için bir nevi meclis içtüzüğü oluşturuyorlar.

- Halk meclisi toplantısına katılan her Atinalı yurttaş, ücret olarak bir drakhme her ana toplantı için dokuz obolos para alıyor.

- Bazı bayramlar ilan edilip kutlanıyor.

- Savaşla ilgili memurluklara bir kimse bir kaç kez atanabilir fakat diğer memurluklara sadece bir kez atanma mümkün. Sadece iki kez meclis üyeliği yapılabiliyor.

- Yargıçlık yapacak kimselerin 30 yaşını geçmiş, devlete borçsuz, yuttaşlık hak ve şereflerinin hepsine sahip olması gerekiyor.

- Bazı sayıları belirlemek ve atamaları yapmak için özel tahtaların üzerine sayı ya da harfler yazılıyor, zar atılıyor, kura çekme usulleri ise gayet adil görünüyor. Yargıçlar adil olarak rastgele kabile veya mahkemelere atanıyor.

- Mahkemeye çıkan davalı ve davacı konu dışı birşey söylemeyeceklerine dair yemin ediyorlar.

- Davalar parasal miktar olarak örneğin 5 bin drakhmeden aşağı ve yukarı olarak ayrılıyor. Farklı mahkemelerde görülebiliyor. Günümüzdeki alt ve üst derece idare-vergi mahkemelerine benziyor.

- Devlet davalarında mahkemedeki yargıç sayısı 501 ve hepsi bakırdan oy pusulaları ile oylama yapıyor. Bakır bir küple oy pusulaları toplanıyor, herkesin oy verdiğinden emin olunan bir sistem mevcut ve küpün deliği yalnızca bir oy pusulası geçecek kadar dar yapılmış. Küp açılınca önce geçersiz oylar sayılıyor ve ayrılıyor. Hangi davalının oy pusulası çoksa davayı o kazanır. Her ikisinin eşitse davalı kurtulur.

Kitapta bahsedilen meclisin çalışma düzeni, kura çekilmeleri, belirli komisyonların oluşturulması gibi uygulamalar günümüzdeki meclis içtüğüzüne çok benzemektedir.

Kitabı, Anayasa Hukuku dersi alan her İİBF öğrencisinin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.

Atilla Mert ÇITAK
13.08.2017
Devamını Oku »