11 Mart 2017 Cumartesi

Gıda Fiyatı Artışları Ne Alemde?

Haberlerde sık sık dile getirilen gıda fiyatlarının yüksek oluşu ne kadar doğru? Ekranlarda genellikle İstanbul semt pazarlarını görüyoruz. Bunu gözlemlemek için en yakın pazara gittim. İstanbul ilinde baz alınan fiyatlar elbette farklıdır. Fakat yinede gözlemlerimi aktarmak istedim.

Pazardaki gözlemlerim şöyle:

1- Pahalı olan ürünlerin fiyatları ufak kağıtlara ufak yazılarla yazılmış ya da fiyat bilgisi yok.
2- Ürünlerin kilogram fiyatları yerine yarım kilogram fiyatları yazılıyor.
3- Satıcılarla sohbet ettiğimde; 4 aydır aynı fiyattan ürün sattığını söyleyen de var, pahalı ürünleri sorduğumda söylemeyip havucun düşen fiyatına bak, asıl onun resmini çek diyen de var.
4-Tek bölgeden üretilip getirtilen ürünlerin fiyatları genelde aynı. (Portakal gibi)

Bu etik sorunlar hakkında düşüncem şu, ister fiyatı küçük kağıtlara yazın, isterseniz hiç yazmayın. Tüketiciler marketlerin girişindeki fırsat panosunu gördüğü an oraya giriyor ve fayda bileşimini koruyor.

Belediyeler bir düzenleme yapıp model oluşturmalı. Pazarları dev bir market gibi düşünün. Pazar kurulan sokakların başına ve sonuna  fiyat levhaları asıp, orada bulunan ürünlerin en düşük ve en yüksek fiyatları hakkında tüketiciyi bilgilendirebilirler. Bu panolar; sebze,meyve, deniz ürünleri, kahvaltılık vb. kategorilere ayırılmalı. Böylece tüketici pazarda hangi ürünlerin satıldığını da girmeden öğrenmiş olur.  Gizli fiyat artışı hilelerine böylece gerek kalmaz.

5-Fiyatların mevsim etkisiyle düşme eğilimi gösterdiğini gözlemledim. Temel yemeklik sebze, meyvelerde aşırı bir fiyat bulamadım. Sera ürünlerinde fiyat yüksek. Domates ve havuç fiyatında bir düşüş var. Kuru bakliyatın ise fiyatı artmış.

Tarım ülkesi Türkiyemden bir kaç kesit:
                                                   





Fotoğraflar Kocaeli ilinin bir ilçesindeki pazarına ait. İstanbul'a pek de uzak değiller. Yukarıdaki ürünler yaklaşık sekiz yıl öncesine kadar sosyete pazarlarında ya da yüksek fiyatlara bulunabiliyordu. Seracılık gelişti verim artışı oldu. Artık arzın yeterli olduğu fikrindeyim fakat fiyatlar bir miktar pahalı. Asgari ücretli, artık pazarını damak tadına göre değil cebine göre yapıyor.

Yinede gıda fiyatlarındaki esneklik korunuyor. Yani rijit fiyatlar yok, mevsime göre dalgalanan fiyatlar mevcut. Yaza girildiğinde pazarlarda makul fiyatlar bekliyorum. Tabi asıl sorun şu; bu senenin ortalama fiyatları, geçen senenin ortalama fiyatlarından ne kadar yüksek. Kur farkının tetiklediği maliyet artışları nihai tüketiciye ulaşana kadar bir maliyet enflasyonu yaratıyor.

TÜFE sepetindeki gıda ürünleri ağırlığının azaltılmasına rağmen fiyatlar geçen aya göre % 0.81 arttı.
Bu hem bir sorundur, hem de bir sorun değildir. Nereden bakıldığına göre değişir. Fakat enflasyon ve durgunluk bir arada olduğundan bunun bir sorun olduğunu biliyoruz.

Tarım dinamiklerinin sağlıklı işlemesi için üreticinin maliyet problemi çözülmeli, satıcının makul fiyatla toptan ürün alabilmesi için de kapsamlı yapısal reforma ihtiyaç var. Bu reform için sanırım devletin, bazı kesimleri karşısına alması gerekecek.


 Atilla M. ÇITAK
9 Mart 2017





#









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder