4 Kasım 2017 Cumartesi

Sürdürülebilir Dünya Ekonomisi İçin Paradigma Nasıl Değişiyor?

Dünya ekonomisinin geleceği nasıl olabilir? Biraz beyin fırtınası yapalım. Bunun için kaynakların miktarı ve dağılımı, emeğin, teknolojinin, nüfusun, fikirlerin ve siyasi düşüncelerin durumuna bir çok açıdan bakmak gerekir.

Coğrafi kaynak dağılımında, günümüzde su ve enerji kaynakları değerlidir. Gelecekte suyun coğrafi önemi taşımacılığın gelişmesiyle azalacak fakat kullanım değeri artacaktır. Alternatif enerji kaynaklarıyla da petrol sahalarının önemi azalacak böylece nitelikli işgücü ve eğitim, güvenlik, kamu hizmetleri, serbest bölgeler coğrafyanın potansiyelini belirleyecektir.

Gelir, emeğin niteliğinin ve gelecekteki sosyal güvenlik politikalarının oluşumunda etkilidir. Bir ailenin geliri ve eğitim seviyesi insanın beşeri sermayesinin oluşumunda en belirleyici etkidir. Beşeri sermaye ise katma değer demektir. Yani katma değerin kaynağı yine gelir olacaktır. Gelir dağılımda eşitsizlik sorununu aşamayan ülkeler bu katma değeri üretmekte zorlanacaktır.

Dış borçlanma imkanları küreselleşme karşıtı hükümetlerce daraltılmak istense de finans sektörünün de sanal piyasalarda sürdürülebilir büyümesi pek mantıklı değildir. Gelişmekte olan ülkeler uzun vadede iç dinamikleri sayesinde, doğru yönetimlerle gelişebilir. Bunun için az gelişmiş ülkeler tasarruf sorunlarını çözmeli, para ve sermaye piyasalarını derinleştirmelidir.

Geri kalmış ülkeler belirli bir rehafa ulaştığında gelişmiş ülkelerdeki dış ticaretin yönü aleyhte değişebilir. Gelişmiş ülkelerdeki %1, %0,5 gibi komik büyüme rakamları negatife de inebilir. Petrole atfedilen önemin azalmasıyla sadece petrole bağımlı ülkeler "Hollanda Hastalığı" misali, resesyon yaşayabilir. Bu nedenle Birleşik Arap Emirliklerinin yapay zeka bakanlığı kurarak Ar-Ge'nin arkasına devlet bütçesini koyması birşeylerin değişmekte olduğunu ve stratejik önlemlerin alındığını göstermektedir.

Emeği, orta ve uzun vadede nitelikli hale getirebilirsiniz. Fakat işsizlik ve gelir dağılımı sorunlarına odaklanılmadığı sürece beyin göçleri olacak, beşeri sermayemiz doğru yatırım yapan ülkelere gidecektir. Ödemeler bilançosundaki sermaye girişi doğru yatırımlara kanalize edilmezse, beşeri sermaye çıkışı devam edecek ve ülkemizde görece niteliksiz emek gücü hakim olacaktır. Böyle bir üretimin katma değeri daima düşük kalacaktır.

Gençlerin Fikirleri, Siyasi Görüş ve Nüfus
Gençlerin hayat ideallerinin değişimi mortgage piyasının geleceğini hatta kentleri şekillendirecektir. Gençler hayatlarında uzun yıllar paraya, krediye ve metaya bağlanmak istemiyor. Bunun yerine dünyayı gezmek, yaşamak istiyorlar. Teknolojinin yörüngesi bu fikirlere bağlı olarak değişecektir. Yapay zekanın ilerlemesiyle dil öğrenimi de önemsizleşecek küresel insan taşımacılığı, altın çağını yaşayacaktır. Yapay zeka teknolojisi, kaliteyi ve verimliliği teorik sınırlara kadar arttıracaktır.

Açlık ve kıtlık gibi faktörler aşılabilir sorunlardır. Malthus'un kötümser nüfus teorisi verimlilik artışıyla yani yapay zeka sayesinde büyük ölçüde aşılacaktır. Dağılım adaletiyle birlikte de açlığın ortadan kalkması gerekir. Böylece BM 1000 yıl hedeflerine yaklaşılabilir.

Fakat sosyal harcamalardaki artış siyasi görüşten ziyade ekonomik amaçlar için yani ekonomide talep dengesi yaratmak uğruna gerçekleşecektir. Eğer büyüme yolunda kalkınma, sermaye temerküzüne tercih edilirse ne alâ, fakat tersi durumunda (yani %1 büyüyen ekonomilerin yanında Trump gibi otoriter liderlerin kararları sorgulanamaz hale gelirse) ekonomik saldırılar, savaşlar ve adaletsizlikler kaçınılmaz olabilir.

İnovasyon sayesinde çalışan sayısı azalırken katma değer nasıl arttırılmış bir kaç örnek:
1979 da General Motors 800 bin den fazla çalışanıyla 11 milyar USD,
2004 yılında Blockbuster şirketi 84 bin çalışanıyla 6 milyar USD,
2012 de Google 58 bin çalışanıyla 14 milyar USD,
2016 yılında Netflix sadece 4500 çalışanla 9 milyar USD kazanmış.

Aşağıdaki görselde yapay zekanın sadece tahmin edebildiğimiz ve öngörebildiğimiz kadarıyla verimlilik artışından kaynaklı katma değerini görebilirsiniz. Ayrıca henüz düşünemediğimiz ve öngöremediğimiz katma değerin bir kısmını da yapay zeka kendi kendine keşfedecektir.



Değişmesi ve yapılması gerekenlerden bazıları:

-Yenilikçi fikirlerin desteklenmesi ve boş tartışmalardan uzaklaşmak. (Siyasi etik)
-Vergilerin büyüme politikalarına odaklı değil, herkesten adil toplanması.
-Tüketicilerin özellikle asgari ücretlilerin borçlanmaya ihtiyaç duymaması ve tasarruf yapabilmesi.
-Hükümetlerin özgürlük alanlarının değil, bireylerin refahının artması. (Birey-devlet ilişkileri)
-BM'ye alternatif kurumların kurulması, (Savaşları önlemek)
-Dünyadaki okullarda ahlakın; gelenekler ve dinler üstü bir statüde olması gerektiği öğretilmelidir.
-Siber güvenliğe ciddi bütçe ayrılması, (Gelecekte teknolojik ürün ithalatında siber güvenlik vergisi görürseniz şaşırmayınız.)
-Genç jenerasyonun ekonomik geleceğe güvenle bakmasını sağlamak.
-Uzay harcamalarına önem vermek.
-Bir de, ülkemizde bu konular için"Treni Kaçırmama Bakanlığı" kurulması gerekli olabilir böylece bazı alanlarda geri kalmışsak yeni jenerasyon ileride bunun hesabını sorabilsin.


Atilla Mert ÇITAK
4.11.2017
Devamını Oku »

13 Eylül 2017 Çarşamba

Türkiye'deki Tüm Vergi, Harçlar, Kesinti Payları ve Diğer Kamu Gelirleri

Bu yazıyı babamın isteği üzerine yazıyorum, kendisi ülkemizde kaç çeşit vergi olduğunu merak etmiş ve tümünü kapsayacak şekilde bilgilendirici bir yazı yazmamı istedi. Babam gelir vergisi ödeyen bir vatandaş ve bordrosunda sadece SGK kesintileri, gelir vergisi stopajını ve ödediği damga vergisini görüyor. Ama bunun yanında devletin hayatımızda kaç kalem vergi ve benzeri gelirler toplandığını bilmiyor. Açıkçası maliyeci olmama rağmen tümünün sayısını bende bilmiyorum.

Devletin elde ettiği tüm gelirler vatandaşlardan; kamu kurumları-özel kurumlar veya yurtdışı kaynaklı olabilir. Bunları görmek için bütçe kanununun "B" yani gelirler cetveline bakmak yeterlidir. Uzunca bir yazı olsa da karşılaştığımız vergi ve vergi benzeri olarak ödediğimiz kalemleri sadeleştirerek yazmaya çalışacağım.

Bir bakışta vergileri sınıflandıralım. Ülkemizde kaynağına göre;
1-"Gelir Üzerinden"
2-"Harcamalar Üzerinden"
3-"Servet Üzerinden" alınan olmak üzere üç temel vergi türü vardır. Bunların içeriği şöyledir:

Gelir; yedi unsurdan oluşur ve bunlar üzerinden çeşitli yöntemlerle vergi alınır.
1-Ticari Kazançlar,
2-Zirai Kazançlar,
3-Ücretler, (İşverene bağlı çalışanlar tarafından elde edilir.)
4-Serbest Meslek Kazançları, (Büro İşleten Avukat, Diş Hekimi, Muhasebecinin vb. kazancıdır.)
5-Gayrimenkul Sermaye İratları, (Kira, İcar vb. elde edenlerin kazancıdır.)
6-Menkul Sermaye İratları (Faiz, Kar Payları, İştirak Kazancı vb. elde edenlerin kazancıdır.)
7-Sair Kazanç ve İratlar (Arızi Kazançlar, Gayrimenkul Değer Artış Kazancı vb.)
Yani bu yedi unsurdan bir ve ya bir kaçını elde ediyorsanız gelir vergisi ödersiniz. Kazancın boyutuna göre stopaj usulü veya beyanname usulüne göre vergilendirilirsiniz.

Şahıslar safi gelirleri üzerinden Gelir Vergisi öderken, kanunda belirtilen işletmelerden kurumlar Vergisi alınır. Kurumlar vergisi yıllık alındığından enflasyonist vergi aşınmasını (Olivera Tanzi etkisini) engellemek için kurumlara aylık "Geçici Vergi" uygulaması getirilmiştir.

Harcamalar ve Gider Üzerinden Alınan Vergiler şunlardır:
-Katma Değer Vergisi
-Özel Tüketim Vergisi
-Damga Vergisi
-Gümrük Vergisi
-Şans Oyunları Vergisi
-Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi
-Özel İletişim Vergisi
-Telsiz Kullanım Ücreti Vergisi

KDV 3 Oranda alınır:
1 Sayılı listeden %1 KDV alınır. Temel Gıda Maddeleri, Kullanılmış Taşıtlar, Gazete, Dergi, Konut ve Cenaze Hizmetleri bulunur.
2 Sayılı listeden %8 KDV alınır. Canlı Hayvan, Et, Balık, Kremalar, Bazı Bitkiler ve Özleri, Şeker, Çikolata, Gazozlar, Alkolsüz İçecekler, Konserve, Çaylar, Ambalajlı Gıdalar ve Tuz bulunur.
Bu listeler haricindeki ürünlerden genel KDV oranı olan %18 KDV alınmaktadır.

ÖTV 4 Listeden oluşur:
1 Sayılı Liste:
A Cetveli- Uçak Yakıtı, Motorin, Benzin, Yanıcı Yağlar, Doğalgaz, Propan, Deniz Motorini, Biodizel ürünlerden oluşur.
B Cetveli-  Benzen, Nafta, Asitler, Çözücüler, Vernik, Hidrolik Yağ, Parafin, Gazyağı, Mineral Yağlar gibi kimyasallardan oluşur.
2 Sayılı Liste: Çekici, Otobüs, Midibüs, Minibüs, Kar Araçları, Paletliler, Römorklar, Golf Arabaları, Vinç, Mikser, İtfaiye Aracı, Motorsiklet, Gemiler, Yatlar, Helikopter, Uçak, Uydu, Kayık, Kano ve Elektrikli, Dizel ve Benzinli Binek Otomobillerinden oluşur.
3 Sayılı Liste: Gazozlar, Bira, Şarap, Alkollü İçeçekler, Tütünler, Purolar ve Enfiyeden oluşur.
4 Sayılı Liste: Havyar, Kozmetik Ürünleri, Hayvan Derileri, Post ve Kürkler, Kitap, Dergi, Gazete, El veya Makine İmalatı Seramik-Kurşun Kristal Bardak, Sofra ve Mutfak Eşyaları, Altın-Gümüş Kaplama Çatal-Kaşık, Klimalar, Buzdolabı, Termosifon, Isıtıcı, Çamaşır Yıkama-Kurutma Makinası, Traş Makinası, Süpürgeler, Telefon, Telsiz, Mikrofon, Oyuncaklar, Ses Kayıt Cihazı, Lazer, Radyo, Kamera, Diskler, Uzaktan Kumandalar, Silahlar, Saatler, Kayışlar, Kristal Avize, Lunapark ve Masa Oyunu Ekipmanları, İşlenmiş Fildişi, Kemik, Mercan, Sedef, Boynuz ve Hayvansal Maddelerden oluşur.

Servet Üzerinden Alınan Vergiler
şunlardır:
-Motorlu Taşıtlar Vergisi
-Veraset ve İntikal Vergisi
-Emlak Vergisi

Saydığımız vergilerin çoğunu bütçeye aktarılmak üzere gelir idaresi tahsil ederken birde yerel yönetimlerin (belediyelerin) tahsil ettiği vergi, harçlar ve katılım payları mecvuttur.

Belediyelerin tahsil ettiği vergiler:
-Emlak Vergisi
-Yangın ve Sigorta Vergisi
-Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi
-Haberleşme Vergisi
-Eğlence Vergisi
-İlan ve Reklam Vergisi
-Çevre ve Temizlik Vergisi

Harçlar ise tam 9 adet tarifeden oluşur. Harç alınan işlemleri kabaca ifade edersek:

1 Nolu Tarife: (Yargı Harçları)
Başvurma Harcı, Celse Harcı, Karar ve İlam Harcı, Temyiz, İstinaf ve İtiraz Harcı,
Keşif Harcı, İcra Harçları, İflas Harçları, Haciz, Teslim ve Satış Harcı
Ticaret Sicili Kayıt, Tescil ve Tasdikname Harçları
Suret, Muhafaza, Defter Tutma Haçları
Miras İşlemleri Harcı,Vasiyetname Harcı..

2 Nolu Tarife: (Noter Harçları)
Senet, Mukavelename ve Kağıtlara İmzada Nispi Harçlar,
Emanet Harçları, Gayrimenkul ve Menkullerin İdaresi Harcı,
Konşimento Yazılması Harcı, Muhataba Yapılacak İhbar, İhtar ve Protesto Harçları,
Vekaletname İmza Harcı, Defter Tasdiki Harçları, Suretler ve Tercümeler Harçları,
Tespit ve Tutanak Harçları, Piyango, Seçim ve Toplantılarda Hazır Bulunma Harcı,
Düzeltme Harcı, Mukavele Feshi Harcı..

3 Nolu Tarife: (Vergi Yargısı Harçları)
Vergi ve Benzeri Mali Yükümlülüklerden Doğan Uyuşmazlık ve Cezalara Açılacak Davaya Başvuru Harcı, Nispi ve Maktu Diğer Harçlar..

4 Nolu Tarife: (Tapu ve Kadastro Harçları)
Kayıt Harici Kalmış Gayrimenkullerin Tescil Harcı,  Deniz, Göl ve Nehir Kıyılarından İzinli ya da İzinsiz İktisap Edilen Yerlerin Tescili Harcı, Terekedeki Taşınmazların Mirasçılara Taksim Edilmesi Harcı, Gayrimenkuller ve Haklarının Bağışlanmasında İntifa Haklarının Sona Ermesi Harcı,
Dalyan ve Voli Mahallelerinin Tescil, İntikal, Hibe, Vasiyet, Temlik ve Diğer Tasarrufları Üzerinden Alınan Harç, Parselasyon Planlarında Rızaen veya Hükmen Taksiminde Alınan Harç,
İpotekte Sağlanan Borç Üzerinden Alınan Harç, İpotek Değişimi veya Teminat İlavesi Harcı, Mal Birliği ve Ortaklığının, Mirasçı Nasbının Sicile Şerhi veya Tescili Harcı, Teferruatın Tapu Siciline Kaydı Harcı, Satış Vaadi ve İrtifak Hakkı Tesisi Vaadi Sözleşmelerinin Tapu Siciline Şerhi Harcı, Arsa ve Arazi Üzerinde İnşa Edilecek Bina ve Tesislerin Tescili Harcı, Tescil ve Şerhlerin Terkini Harcı, Gayrimenkule Ait Harita Kopyalarının Verilmesinde Alınan Harç, İlgililerin İstekleri Üzerine Gayrimenkule Ait Kayıt Örneğinde Her Sayfa İçin Alınan Harç, Zilyetlik Devir Sözleşmesinde Alınan Harç, Tapuda Beyanname, Kadastrolama ve Tapulamada Alınan Harç..

5 Nolu Tarife: (Konsolosluk Harçları)
Tereke İşleri Harcı, Büyükelçi ve Konsoloslara Emaneten Bırakılan Kıymetli Eşyanın Teslimi Harcı, Gemilere Konsolosluklarca Verilen Bayrak Şahadetnamesi Harcı, Ticaret Eşyası Manifestosu Tasdiki Harcı, Sıhhiye Patentası ve Vizeleme Harcı, Gemi Jurnali Tasdiki, Sayfa İlavesi Harcı, Ticari ve Gezinti Gemileri Vizeleri Harcı, İmza ve Mühür Tasdiki Harcı, Sayfa Tercümeleri Harcı, Tereke Mühürlenmesi Harcı, Bilirkişi Raporu Tasdiklenmesi Harcı..

6 Nolu Tarife: (Pasaport, Vize, İkamet, Çalışma İzni, Tasdik Harçları)
Pasaport Harçları, Gidiş-Gidiş Dönüş ve Transit Vizeler Harcı, Yabancılara Verilecek İkamet Tezkeresi ve Dışişleri Bakanlığı Tasdik Harçları, Süreli, Süresiz ve Bağımsız Çalışma İzni Belgesi Harçları..

7 Nolu Tarife: (Gemi ve Liman Harçları)
Gemi Sicil ve Tasdiknameleri Harcı, Sicilde Kayıtlı Gemilerin Ölünceye kadar Bakma Akdi ile Temlik Harcı, İpotekler ve Kayıt Düzeltme Harcı, Denize Elverişlilik Belgesi Harcı, Ölçme Belgesi Harçları, Yola Elverişlilik Belgesi Harcı, Bayrak Şahadetnameleri Harcı, Gemi Jurnal Tasdikleri Harcı, Kılavuz Kaptanları Harçları, Gemi Sörvey ve Muafiyet Belgeleri Harçları..

8 Nolu Tarife: (İmtiyaz, Ruhsat ve Diploma Harçları)
İmalat Ruhsatları ve Patent Harcı, Devir Lisans Veraset İntikal Birleşme Rüçhan vb. Harçları, Petrol Sicil Ruhsatnameleri, Petrol Arama Ruhsatı Harcı, Gümrük Müşavirliği İzin Harcı, Gözlükçülük, Laboratuvar, Avukatlık, Veteriner, Dişçi, Mühendislik, Mimarlık, Define Arama, Avcılık Belgesi ve Ruhsatları Harçları, Silah Taşıma ve Bulundurma Vesikaları, Okullar ve Turizm İşletmeleri İzin Harçları, Kapalı Devre TV Ruhsat Harcı, Antrepo İzin Belgeleri Harcı, Banka Kuruluş İzin Belgeleri Harcı, Döviz Büroları Kuruluş Harcı, Denetim Kuruluşları Yetki Belgeleri Harcı, Elektrik Üretim Lisansları Harcı..

9 Nolu Tarife: (Trafik Harçları)
Tescil Harçları, Sürücü Belgesi Harçları, Sınav Harçları, Teknik Muayene Harçları, Geçici Trafik Belgesi Harçları

Belediyelerin tahsil ettiği harçlar ise şunlardır:
-İşgal Harcı
-Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı
-Kaynak Suları Harcı
-Hayvan Kesimi Muayene ve Denetleme Harcı
-Ölçü ve Tartı Aletleri Muayene Harcı
-İşyeri Açma İzni Harcı
-Muayene, Ruhsat ve Rapor Harcı
-Sağlık Belgesi Harcı
-İmarla İlgili Harçlar

Parselasyon harcı, ifraz ve tevhit harcı, plan ve proje tasdik harcı, zemin açma izni ve toprak hafriyatı ile yapı kullanma izin harcı, imar ile ilgili harcın konusunu oluşturur. Makbuz karşılığında belediyeye peşin ödenirler.

Belediyelerin tahsil ettiği katılım payları:
Belediyeler veya belediyelere bağlı müesseselerce gerek bir program dahilinde gerekse istek üzerine yapılan yol, su ve kanalizasyon giderlerinin tamamı gayrimenkul sahiplerinden “Harcamalara Katılım Payı” olarak alınır.

Faturalardan ödediğimiz kesinti ve vergiler şunlardır:
TRT Payı, Enerji Fonu, Elektrik Tüketim Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi, KDV, ÖİV, Telsiz Kullanma Vergisi..

Meslek kurumlarının aldığı aidat ve katılım payı gibi gelirler vardır. Bunlara parafiskal gelirler denir.
Avukatların Barolara ödediği aidatlar buna örnektir.

Bonus: Bunlar haricide devletin bir de matematik bilmeyenlerden aldığı vergi vardır. Halk arasında şans oyunları olarak bilinirler.

Aklıma gelenler bunlar, eksik olanları da siz yazın, daha sonra ekleyeyim. Neredeyse her faaliyetin her işin başı devlete ödeme yapmaktan geçiyor. Anne karnında sizin için yapılan sağlık harcamalarından ödenen harçlardan/ vergilerden tutun, cenaze hizmetlerinizde kesilen %1 KDV'ye kadar hayatın her alanında vergi ödüyorsunuz.

Atilla Mert ÇITAK
13.09.2017




Devamını Oku »

13 Ağustos 2017 Pazar

Atinalıların Devleti - Aristo

Aristotelesin kaleme aldığı bu kısa kitaptan dönemin ilginç olaylarını sizlere aktarmak istedim. Aristo kendinden önceki dönemleri de dahil edip; halk-yönetim-siyasa-devlet-erk-hukuk ve vergi anlayışındaki birtakım değişimleri objektif olarak anlatmış. Milattan önce aktarılan bu bilgilerle bir devletin nasıl işlediği, kanunların, teamüllerin hatta demokrasinin varlığı çok şaşırtıcıdır.

Kitap 60 sayfa civarında ve İş Bankası Yayınlarının çevirisini de gayet güzel bulduğumu belirteyim. İçeriğe, özete fazla girmeden hangi alanlardan bahsedildiğini maddeler halinde kısaca aktarıyım.

Atinalıların Devletinden Aklımda Kalanlar:

- Bazı memurlukların seçimindeki esaslar belirleniyor. Eskiden sadece zenginlerin memur olabilmesnin önü açıkken, sonradan belirli özellikleri taşıyan tüm yurttaşlara memur olma imkanı veriliyor.

- Sorumluluk gerektiren memurluklarda belirli bir ekonomik statü aranıyor, çünkü bir hata yapılıp ceza kesildiğinde o kişi bu cezayı ödeyebilmeli.

- Borç için teminat aranıyor yoksa beden özgürlüğü dahi teminat altına alınabiliyor, devlet kölelerinin varlığından bahsediliyor. Borcunu ödeyemenler köle olabiliyor.

- Halkın vergi için 4 gruba ayrılması, günümüzde vergi ödeme gücü ilkesiyle benziyor.

- Ordunun sadece devlet erki olması hakkında reform yapılıyor. İlginç bir hileyle halkın elinde olan silahlar toplanıyor.

- Meclisin vekil sayısı değiştiriliyor. Oturuma katılmayan vekillere para cezası kesiliyor.

- Farklı coğrafyalarda konuşlanmış siyasi partilerden bahsediliyor. Halk mevsimlere uygun olarak 4 kabileye ayrılmış, her kabile de 3 bölüme ayrılmış. Yılın ayları gibi on iki kabile bölümü vardır. Aydaki günler gibi her bölüm 30 soydan oluşmuştur. Her yurttaş babasını, soyunu belirten bir levhaya sahiptir.

- Yönetimi ele geçirmek isteyen darbeci yaklaşım o dönemde de mevcut.

- Vekiller bir anayasa yapmak için toplanıyor ve çalışmak için bir nevi meclis içtüzüğü oluşturuyorlar.

- Halk meclisi toplantısına katılan her Atinalı yurttaş, ücret olarak bir drakhme her ana toplantı için dokuz obolos para alıyor.

- Bazı bayramlar ilan edilip kutlanıyor.

- Savaşla ilgili memurluklara bir kimse bir kaç kez atanabilir fakat diğer memurluklara sadece bir kez atanma mümkün. Sadece iki kez meclis üyeliği yapılabiliyor.

- Yargıçlık yapacak kimselerin 30 yaşını geçmiş, devlete borçsuz, yuttaşlık hak ve şereflerinin hepsine sahip olması gerekiyor.

- Bazı sayıları belirlemek ve atamaları yapmak için özel tahtaların üzerine sayı ya da harfler yazılıyor, zar atılıyor, kura çekme usulleri ise gayet adil görünüyor. Yargıçlar adil olarak rastgele kabile veya mahkemelere atanıyor.

- Mahkemeye çıkan davalı ve davacı konu dışı birşey söylemeyeceklerine dair yemin ediyorlar.

- Davalar parasal miktar olarak örneğin 5 bin drakhmeden aşağı ve yukarı olarak ayrılıyor. Farklı mahkemelerde görülebiliyor. Günümüzdeki alt ve üst derece idare-vergi mahkemelerine benziyor.

- Devlet davalarında mahkemedeki yargıç sayısı 501 ve hepsi bakırdan oy pusulaları ile oylama yapıyor. Bakır bir küple oy pusulaları toplanıyor, herkesin oy verdiğinden emin olunan bir sistem mevcut ve küpün deliği yalnızca bir oy pusulası geçecek kadar dar yapılmış. Küp açılınca önce geçersiz oylar sayılıyor ve ayrılıyor. Hangi davalının oy pusulası çoksa davayı o kazanır. Her ikisinin eşitse davalı kurtulur.

Kitapta bahsedilen meclisin çalışma düzeni, kura çekilmeleri, belirli komisyonların oluşturulması gibi uygulamalar günümüzdeki meclis içtüğüzüne çok benzemektedir.

Kitabı, Anayasa Hukuku dersi alan her İİBF öğrencisinin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.

Atilla Mert ÇITAK
13.08.2017
Devamını Oku »

13 Haziran 2017 Salı

Yunanistan'ın Ekonomik Görünümü ve Çipras'ın Başarı Karnesi

Komşumuz Yunanistan hakkında kısa bilgiler:

- Ülkenin yaklaşık 11 milyon nufusu var. 2001 yılında Drahmi para biriminden Euro para birimine geçti.
- Temel sektörler: Gemi nakliyesi, turizm, gıda, tütün, tekstil, kimyasal, metal ürünleri, madencilik ve petrol türevleri
- Nominal hasılaya göre dünyanın en büyük 46. ekonomisi olup, kişi başı hasılaya göre dünyada en büyük 27. ekonomidir.
- 2009 yılından beri ekonomik krizde ve 203 Milyar Dolar GSYİH'a sahiptir. İşsizlik ise şuan %22.5 dolayında.

Bu Krizin sebebi,
Ekonominin yapısındaki zayıflıklar, mali disiplinsizliğe bağlı olarak on yıl boyunca yüksek miktarda borç açıklarının bulunması ve kamu hesaplarında borcun milli hasılaya oranının yüksek olmasıdır.

Bu mali disiplinsizliğe az çalışıp bol keseden maaş alma durumu da dahildir. Şöyleki, İlber Ortaylı hocamızın seyahatnamesinin, Yunanistan bölümünden bir alıntı yapsam durumu kestirebilirsiniz. Kendisi şöyle ifade etmiş: "Yunanistanda Panhelenik Sosyalist Hareketten beri memurlar yılda 14 maaş alıyor ve 53 kalem maaş primleri var. Mesela havalimanı ve santrallerde dakik olarak işe gelmek zorunda olanlar bunun için prim alıyorlar. Troleybüsün elektrik hattından bağlantısı kopunca inip bağlantıyı kuran şoförlere de prim veriliyor. AB ekonomisinin cazip primleri Yunanistanda ikiye üçe katlanmış vaziyette."

Kriz sonucunda,
Orta sınıf ve işçi sınıfı ağır darbe almış, aileler çocuklarına bakamadıkları için aşevlerine teslim etmişlerdir. Birçok dükkân ve firma batmıştır. Polisler bile işsiz kalmış ve bazı adalar kiralanmıştır. Özel mülkiyette yer alan bazı adalardan 20 hektarlık Modi Adası 1.5 milyon euroya, 130 hektarlık Echinades adası 5 milyon euroya satılşa çıkarıldı. Avrupa Birliği de bu krizden ağır bir şekilde etkilenmiştir. Bu yüzden neredeyse bölünme noktasına kadar gelinmiştir. (Bkz. Fransa ve Almanya)

Seçimler ve Vaatler
Radikal Sol görüşlü SYRİZA partisi Ocak 2015 seçimlerinde 300 kişilik parlamentoda 149 adet koltuk alarak birinci oldu. İhtiyar Avrupanın yaşamayı seven ama çalışmayı pek sevmeyen ülkesinin Başbakanı Alexis Çipras'ın 2015 yılındaki vaatleri şunlar oldu:

- AB ve IMF'nin kurtarma paketini çöpe atmak,
- 1.3 Milyon emekliye 700 euroya kadar Noel Bayramı parası vermek,
- Asgari ücretin 580 eurodan 751 euroya çıkarılması,
- Çalışanların 1000 euroya kadar olan kazançlarından vergi almamak
- Konut kredisi borcu olanların borçlarının %30'u silinecek,
- Kamuda yarı zamanlı çalışan temizlik işçisi kadınlara aylık 1000 euro maaş,
- Sigortası olmayan işsizlere ücretsiz sağlık hizmeti verilmesi,
- En fakir 300.000 aileye ücretsiz elektrik hizmeti ve gıda yardımı,
- Düşük gelirli ailelere aylık metrekare başına 3 euro kira yardımı,
- İşsizler toplu taşımayı ücretsiz kullanabilecek,
- Emlak vergisi kalkacak, arazi vergisi indirilecek,
- Kısa sürede 300.000 yeni istihdam yaratılacak,
- Yeni yol ve körpüler yapılacak,
- Mazotun fiyatı düşecek

Ekonomi profesörü Grigory Vilkov'a göre vaatlerin neredeyse hiçbiri gerçekleşmedi.

Şimdiki ekonomik görünümü

- Döviz rezervleri geçen yıla göre azalmıştır.
- Kredi büyümesi % -1.7 ile negatif seyirde küçülmeye devam ediyor yani borçlanma mekanizması halen düzgün işlemiyor, üstelik şimdiki oran 2012 yılındaki orana yakın.

Kredi hacmi büyümesi

- Enflasyon oranı negatiften pozitife geçirilmiş, bu konuda bir başarı olduğu söylenebilir. Fakat bankalar arası faiz oranı halen negatif seviyededir.

Bankalar arası faiz oranı

- Genç işsizlik  % 45-50 arasında seyrediyor. Bu oranın en kötü dönemde %60 'ı gördüğünü söylersek durumun halen vahim olduğunu kestirebiliriz. Buna karşın genel işsizlik oranlarında nominal ya da reel bir düşüş gözlenmiştir.

Genç işsizlik

İşsizlik oranı %22.5 ve yeni hükümet döneminde en yüksek %28 i görmüş.

- Özel borçların GSYH'a oranı %147'lerden %136'lara düşürülse de halen yüksek.

- Ücretlerin artacağı vaat edilmiş fakat ortalama ücretler 2012 yılından beri devamlı düşme eğilimi göstermiş. Aslında böyle yüksek ücretlerin azalması Yunanistan için kısmen olumludur.

Azalan ortalama ücretler

- Asgari ücretin arttırılacağı vaat edilmiş olup, 2012'de düşen seviyesiyle (683 Euro ile) halen aynı olduğu görülmektedir.

Asgari ücret

Sonuç olarak, beğenilen ve beğenilmeyen politikalara başvurulsa da seçim vaatleri her zaman ülkenin potansiyeline göre değil, rasyonel düşünceye ve imkanlara göre belirlenmelidir. Asgari ücretin yükseltilmesi refah artışı anlamında her zaman istenilen sonucu vermeyebilir. Önemli olan piyasanın arz ettiği ücret düzeyini, ülkenin beşeri birikimlerini karşılayacak hale getirmek ve gençlerin geleceğe umutlarını korumaktır.

AB ülkesi de olsanız emek, her zaman tam akışkan bir faktör değildir. Ekonomik sorunlara yeni yaklaşımlar ve alışılmışın dışında bir şeyler denerken bile bir ülkede mali disiplini sağlamak öncelikli olmalıdır ki kamu ve özel borç mekanizmaları güzelce çalışsın.

Krizin etkileri adalarda pek hissedilmemiştir, turizm sektörü genelde yabancı ülke gelirine bağlı olduğu için turizme daha fazla önem atfedilmiştir, turizmin kazandırıcı etkisi hissedilmiş olup dış borç servisi çalışmaktadır. Uzun vadeli politikaları oturtmak zaman alabilir fakat seçim günü geldiğinde seçmenler ve muhalefetin kısa vadeli karnelere baktığını unutmamak gerekir.

Buna karşın Çipras halen IMF'in kemer sıkma politikalarının olumsuz etkilerinin fazla olduğunu düşünüyor. Kemer sıkma politikası elbette daraltıcı etkiler yapar, ama kamuda maaşların ve cari harcamaların bu derece fazla oluşu mali disiplin olmaksızın pratikte pek sürdürülebilir bir şey değildir.


Atilla Mert ÇITAK
13.06.2017

Kaynaklar
İlber Ortaylı Seyahatnamesi
http://www sozcu com.tr/2015/dunya/ciprasin-halkina-soz-verdigi-13-vaat-724667/?_szc_galeri=1
https://tr tradingeconomics com/greece

Devamını Oku »

Taylor Prensibi

Bir kariyer sınavında rastladığım ve yanlış hatırladığım bir kavram olan Taylor Prensibini araştırıp, hemde sizlerle paylaşmak istedim. Bu kavram ilk kez, Amerikalı bir iktisatçı olan John Taylor tarafından dile getirilmiş ve onun adıyla anılmaktadır. Bir para politikası kuralı haline gelmiştir.



John Taylor derki;
Merkez bankası iki temel amaca odaklanabilir. Bunlar işsizlik ve enflasyondur. Taylor kuralı ise hedeflenen enflasyon oranını nominal çıpa olarak içeren bir faiz haddi kuralıdır. Yani para politikası aracındaki değişim (politika faizi) enflasyonun ve GSYH'nın hedefinden saptığı miktar kadar olmalıdır.

Bilgi notu: Bilindiği üzere her ülkenin merkez bankasından beklentileri ve ona atfettiği görevler değişebilmektedir. Türkiye de işsizliği düşürmek; -gelişmekte olan ülkeler için maliye politikası etkili olduğundan- hükümet görevidir. Fakat ABD merkez bankasına 2 temel görev (emisyon ayarlaması ve bankacılığın düzgün işleyişi) haricinde "mali kurumların düzenlenmesi" görevi de verilmiştir. Bu sebeble işsizliğin politika ayağından birini FED karşılamaktadır. 

Bu amaçları gerçekleştirmek için potansiyel GSYH'a bakmak gerekir. Gerçekleşen ve potansiyel hasılanın arasındaki farka göre politika faizi yükseltilip, indirilmelidir. Potansiyel hasılaya -Mahfi Hocanın dediği gibi - ulaşmanın en kolay yolu geçmiş yıllar büyüme oranlarının ortalamasını almaktır. (Ülkemizin 1923 yılından beri büyüme ortalaması %5 .)


Detaylandırmak gerekirse,
Nominal faiz oranı için hedef dört faktöre bağlıdır:
İlk faktör cari enflasyon oranıdır. İkinci faktör ise denge reel faiz oranıdır. Cari enflasyon oranı ve reel faiz oranı toplamı nominal faiz oranını vermektedir. Üçüncü faktör, gerçekleşen enflasyonun hedeflenenden sapmasına dayalı olarak enflasyon açığının ayarlanmasıdır. Bu faktör enflasyon oranının hedeflenen düzeyden yüksek olması durumunda, nominal faiz oranlarının yükseltilmesi ve enflasyon oranı hedeflenen düzeyin altında ise nominal faiz oranının düşürülmesi gerektiğini belirtir. Dördüncü faktör, potansiyel reel üretim ve reel üretim arasındaki farka bağlı olarak üretim açığının ayarlanmasıdır. Bu faktör üretim açığı pozitif olduğunda (reel üretimin potansiyel reel üretiminin üzerinde olması), nominal faiz oranının yükseltilmesi ve üretim açığı negatif olduğunda faiz oranının düşürülmesi gerektiğini ortaya koyar.

Taylor'un kendi makalesine buradan göz atabilirsiniz.

Atilla M. ÇITAK
19 Nisan 2017



Matematiksel ifadesi şudur:

Kaynak: http://iktisat.biz/2015/10/09/taylor-kuralini-anlamak-uzerine-bir-deneme/



Devamını Oku »

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Kredi Garanti Fonu

Kısaca fonun işleyişinden bahsedelim, Türkiyedeki işletmelerin %99.8'i KOBİ'lerden oluşuyor. Fakat KOBİ'ler toplam yatırımların %35'ini karşılıyor. Bu işletmeler büyümek için krediye ihtiyaç duyuyor. Teminatları yetersiz KOBİ'lerin kredi imkanına kavuşması içinde Kredi Garanti Fonu (KGF) devreye giriyor. KOBİ başına 1 Milyon TL kefalet desteği ile KOBİ'lere düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanı sağlanmış oluyor. (Eximbank Kredileri için kefalet tavanı 2 milyon TL'ye kadar çıkabiliyor.)

Temel işleyişi şöyledir:
1. KOBİ bankaya kredi başvurusu yapar.
2. Banka değerlendirir, derecelendirmesini yapar ve krediyi onaylar.
3. Banka kefalet talebini KGF'ye iletir.
4. KGF işletmenin kriterlere uygun olup olmadığını kontrol eder.
5. KGF uygun bulursa bankaya onay verir.
6. Banka böylece onay verdiği krediyi kullandırır.

Üç tür kefalet bulunmaktadır:
1- Banka Talepli Kefaletler
2- Risk Paylaşımına Dayalı Kefaletler (Portföy garantisi sistemi)
3- Doğrudan Ödemeli Kefaletler (KOSGEB, TÜBİTAK destekleri, Eximbank kredileri vs.)

Bir işletmenin bu teminattan yararlanabilmesi için; bankada kanuni takibe alınmış borcu bulunmamalı, vadesi geçmiş vergi ve SGK borcu olmamalı; iflas, fesih, iflas erteleme ve konkordato sürecinde olmamalı. Erkek girişimciler için 1 yıldan az, kadınlar girişimciler için 2 yıldan az faaliyet gösteren işletmeler başvurabilir. Anlaşmalı bankalardan leasing başvuruları da kefalete kabul edilmektedir.

Kefaletin vadesi işletme kredileri için 1 yıl ödemesiz dönemle birlikte 6-60 ay arasında, yatırım kredileri için 3 yıl ödemesiz dönemle birlikte 6-120 ay arasında değişmektedir.

Rakamlarla KGF
Fon, verdiği kefalet karşılığında kefalet riski üzerinden yıllık %0.5 ve %2 arasında bir bedel alıyor. Hazine destekli kefaletlerden ise erkek girişimciden %1, kadın girişimciden %0,3 oranında komisyon alınıyor.

1991 yılında kurulan KGF, ilk teminatını verdiği 1994 yılından bugüne hazine aracılığı dahil, başvuran yaklaşık 65 bin KOBİ'nin 47 binine kefalet onayı vermiş. Bu kefalet işlemlerinden alınan komisyon, kambiyo ve faiz gelirleriyle KGF gelir tablosuna göre 2016 yılında 5.530.230 TL dönem net karı elde etmiş. 2016 DS Bilançosunda yılında yaklaşık 304 milyon TL sermayeye sahip olan fon, 140 milyon TL şüpheli ticari alacaklarının 63 milyon TL'sine karşılık ayırmış görünüyor. Fon kazançları ayrıca Nisan 2003 yılından beri KDV ve damga vergisinden istisnadır.

Fonun ortaklık yapısını ise %32 ile TOBB, %32 ile KOSGEB, kalan %36'yı ise anlaşmalı banka ve diğer kurumlar oluşturuyor.

Fon sayesinde bankacılık sektörü cari risklerini düşürmüş oluyor ve kredi hacimlerini arttırarak daha fazla kâr elde ediyor. Uygun şartları taşıyan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler ise kredi imkanına kavuşuyor.
Atilla Mert ÇITAK
29.05.2017

Kaynak: http://www. kgf.com.tr/index.php/tr/

Devamını Oku »

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Pump Priming Nedir?

İktisatçıların iyi bildiği bu kavramın Türkçesi, Basma Tulumba Etkisidir. Emme-basma tulumbayı köylere gittiyseniz bir kuyuda görmüşsünüzdür. Bu kuyunun çalışma prensibi şöyledir: Kuyuda su varsa pompa yardımı ile aşağı yukarı yaptığınızda kuyudan su gelir, peki kuyudan su gelmiyorsa ? O zaman kuyuya bir miktar su döküp beklerseniz, pompadaki hava çıkar ve tekrar su çekebilirsiniz. Aynı etkiyi ekonomi için de görmek mümkündür.

Konjonktürün resesyon ve depresyon bölgelerinde, deflasyonist açık vardır ekonomi durgundur, biraz  canlandırılması gerekebilir. Bu canlanma devlet müdahaleleriyle mümkündür.

Durgunluk dönemlerinde işsizlik yüksektir. Büyüme hızı yok denecek kadar az veya negatif olabilir. Hane halkının zorunlu harcamaları kredi kartlarıyla yapılmaya başlar, daha az nakit para görürsünüz. Mevduatlar (tasarruflar) azalmaya başlar. Ekonomide para azdır, kimse kimseye borç vermek istemez. Stoklar artar. Enflasyon da yüksekse, faizler yüksektir, yatırımlar durgundur. Kapanan işyeri sayısında artış yaşanır. Hem harcamalardan hem gelirden elde edilen vergi gelirleri azalır.

Hasıla değişiminin basit anlamda matematiksel ifadesi şudur: 

Y= C + I + G + X  - (S + T + M)


Y= GSYH veya İstihdam                              S=  Saves (Tasarruflar)
C= Consumption (Tüketim)                          I=  Investments (Yatırımlar)
T=  Tax (Vergiler)                                       X=  Exports (İhracat)
G= Kamu Harcamaları                               M= Imports (İthalat)

Denklemde; tüketimde (c) ve yatırımda(ı) azalma olduysa, hasıla (y) düşer. Kamu harcaması artışı (g) ve vergilerde (t) azalış olursa hasıla artar. Devlet ayrıca ihracat subvansiyonu uygulayarak cari açığı düşürebilir. Yani net ihracat artışı (Xnet), hasıla artışını sağlayabilir, döviz girişi artar. Para arzının artmasına katkıda bulunur.

Devlet piyasaya can suyunu temelde iki politika ile sağlayabilir:
(1)Genişletici para politikalarında toplam para arzı arttırılır. Bu artış merkez bankası tarafından para basarak, piyasadan tahvil alarak vb. yapılabilir.(egzojen para arzı artışı) Yine merkez bankası zorunlu karşılık oranlarını, reeskont ve avans faizlerini  düşürebilir. Böylece para arzını kaydi para yoluyla yani piyasa yoluyla arttırmış olur. (endojen para arzı artışı)

(2)Ekonomide para varsa borç-yatırım çarkı çalışmaya başlayabilir Ama talep yoksa ekonomi deflasyonist etkiden çıkartılamamışsa, bu sefer devlet bizzat genişletici maliye politikalarıyla talep yaratabilir. Kamu harcamaları en etkili yoludur. Devlet kamu yatırımlarını arttırarak piyasada talep yaratabilir. Örneğin 100 birimlik bir kamu harcaması yapıldığında reel GSYH, 100 birimden daha fazla artar. (Bu etkiye Keynesyen harcama çarpanı denir.) Bunun yanında vergi oranları düşürülebilir. Muafiyet ve istisnalar getirilebilir. Referandum öncesinde ÖTV indiriminin yapılması buna örnek verilebilir.

Peki kamu harcamalarının arttırılması gerektiğini söyledik, bu harcamaların kaynağı nereden olmalıdır? Vergi gelirlerinin azaldığını ve piyasada zaten azalmış nakit paranın da devlet iç borçlanması yoluyla çekilmemesi gerektiğini biliyoruz. Bütçe açığının kaynağı dış borçlanma olmalıdır. Mümkünse uzun vadeli dış borçlanma bu sorunu çözecektir. Hem para politikası hem maliye politikasının bir arada kullanılması daha etkili olacaktır.

Herşey sabit iken kuyu misali; ekonomiye bir miktar para verip, daha fazla çıktı almayı umut ederiz. Bu gerçekleşirse yani kamu ve yatırım harcamalarının çarpan ve hızlandıran etkileri sayesinde hasıla artışı sağlanırsa buna pump priming etkisi denir. KOBİ'lere hibe ya da kolaylaştırıcı krediler verilmesi bir örnektir.

Atilla Mert ÇITAK
24 Mayıs 2017
Devamını Oku »

3 Nisan 2017 Pazartesi

TÜİK İstatistik Güncellemesi

Bir çok takip ettiğimiz iktisatçı bu konu hakkında bir şeyler yazdı, çizdi. Bunlar genel bir yorum, eleştiri yahut muhalefet ne derseniz deyin, sonuçta merak edilmesi ve somut anlamda cevaplanması gereken meselelerdir.

Bu cevaplar niçin TÜİK kamuoyu açıklamasında farklı, niçin araştırmacıların yorumlarında farklıdır? Bu yazımda bunlardan bahsetmek istedim. Hangisinin doğru olduğuna siz karar verin.

Kısaca bir göz atalım bakalım TÜİK ne değişiklikler yapmış:

1- Bir kaç ay öncesinde TÜİK baz aldığı yılı değiştirerek 2009 yılı yaptı. Yani aylar öncesinden süre gelen bir veri setinden kopma yaşandı. Geçmiş büyüme oranları revize edildi.

2- Kişi başı milli gelir hesaplamasında dolar kuru hesabı 3.02 çıkıyor. (2016 Kişi başı GSYH TL / 2016 Kişi başı GSYH USD = 32.676/10.807) = 3.02 çıkıyor ve 2016 içinde dolar en düşük 2,79 en yüksek 3,92 seviyesinde.

3- İnşaat ve emlak harcamalarının yatırımlar içinde payı arttırıldı, mortgage ödemeleri tasarruflar içinde göstermeye başlandı.

4- 2016 yılı 3. çeyrek büyüme oranı %-2.9 dan %-1.3'e revize edildi.

5- Reel GYSH artış hızı yeni seride %7.3'e yükseltildi. (Eski seriye göre %5.2'idi) Böylece Çin'in adından büyümede dünyada ikinci sıraya yükseldik.

6-TÜİK bu verileri, günün şartlarına uyarlanması gerektiği sebebiyle yaptığını ifade etti.


TÜİK Yeni Milli Gelir Hesaplama Modeli sonrası değişen durum:
Nominal GSYH artışına dikkat ediniz.



İktisatçılarımız arasında en çok tartışılan mesele ve eleştiriler neler oldu:

- TÜİK verilerini henüz yayınlamadan gönderilen tavsiye mektuplarına uyulmaması, bilim dünyasının görüşünün alınmaması. (1923-1948 yılları milli gelir serilerini oluşturan iktisatçı Yahya Tezel ve Nuri Yıldırım hocalarımızın eleştirilerinin dinlenmediğinden bahsediliyor.)

- %2.9 büyüme rakamının gerçeği yansıtmadığı tartışıldı. (Kimileri için az bulundu, kimilerine göre makyajlanmış bir rakam)

- Erik Meyersson bunun, anayasa oylaması için zamanlamasının uygun olduğunu ve yatırımlarının büyük çıkmasının nedenini inşaat kaynaklı olduğunu belirtiyor.

- Korkut Boratav son makalesinde bunun 2008-2015 arası dönemin büyüme ortalamasını arttıracağını ve durumun sanal bir hesaplama olduğunu ifade etmiş.

- Hatta OVP'nin büyüme hedeflerinin tutturulamaması da tartışma içine alındı. 2023 yılına kadar orta gelir tuzağından çıkılıp çıkılamayacağı tartışılmakta.

- Dünya bankası Türkiye direktörü ise "The transition to high income requires the evolution of rules from those that favor 'know-who' to those that favor 'know-how'." yani " Yüksek gelir durumu bilgiyi bilen lehine olmaktan ziyade, bilginin nasıl oluştuğu konusunda bir evrime gereksinim duyuyor."demiş.

- Bakan iktisatçılarımız, büyümenin OVP ve 2023 için öneminden bahsetti.

Akademi dünyası genel anlamda elbette eleştirel yaklaşıyor, zaten bilimin doğasında eleştiri vardır ki o konuda gelişme yaşansın. Fakat halkın da eleştirilerin yönü büyük oranda aynı olunca, o noktaya dönüp bir daha bakılması gerektiğini düşünüyorum. 31 Mayıs Cuma günü Mülkiyeliler Birliğinde yapılan "yeni milli gelir serisi" konulu panelin notlarına da ulaşabilirsem, orada konuşulanları buraya ekleyeceğim. Ayrıca çeşitli yazarlardan anladığım kadarıyla tartışmanın süreceğini sanıyorum.

Sonuç:

Bu tarz düzenlemeler elbette zaman zaman gereklidir fakat bunların konsensus içinde kabul görmesi gerekir. Anladığımız kadarıyla bir tartışma halen devam ediyor.

Büyük yatırımcı, resmi verilerimizdeki bu değişikleri bir yere not alacak ve ona göre bir pörtföy oluşturacaktır. Küçük yatırımcılar ve sıcak para girişleri için değişen birşey olmayacaktır. Bu şekilde farklı hesaplar için ilerleyen günlerde de radikal düzenlemelere devam edecekse TÜİK, ekonomi dünyasını ikna etmek için daha çok açıklama yapmak zorunda kalabilir.


Atilla Mert ÇITAK
3 Nisan 2017

Devamını Oku »

27 Mart 2017 Pazartesi

Dolarizasyon Riski

Bazı okurlarımız için önce, ekonomide dolarizasyon kavramını açıklayarak başlayalım:
Dolarizasyon en basit tanımıyla para ikamesi demektir. Yani yerli paranın yerine, yabancı ülke parasını kullanmaktır. Kavramdaki dolar kelimesi dar tanımıyla yabancı parayı temsil eder. Sadece dolar değil başka dövizlerin kullanılması da mümkündür. Dolar en konvertibl yani değişimi en kolay para olduğu için genelde böyle durumlarda Amerikan Doları kullanılmıştır.

Peki para ikamesi niçin yapılır, bir vatandaş niçin kendi ülkesinin parasını kullanmak yerine, yabancı ülke parasını kullanır? Cevabı aslında paranın ne olduğuyla alakalıdır.

Para sadece özel tasarlanmış, resimli, rakamlı bir kağıt parçası değildir. Para üzerinde iki imza bulunan hamiline yazılı bir senettir. Üzerinde yazılı olan nominal değer, devlet tarafından bir yükümlülük olarak kabul edilmiştir ve kullanımı devletin egemenlik haklarının olduğu topraklarda zorunlu kılınmıştır. Kamuya mal olmuş bir varlıktır, kimsenin malı değildir. Devletimiz kendi vergilerini Türk Lirasıyla toplar, kamu harcamalarını Türk Lirasıyla yapar. Ölçü birimidir. Elinde tutan kişi ondan istediği gibi yararlanır. Üzerinde "Türk" tamlayanı bulunan liramız milli itibarımızı temsil eder.

İşte bu itibar;  Uluslararası ticarette ülke aleyhine tek taraflı döviz kullanılması, konvertbl kabul edilen diğer bir ülke parasının kullanımı, tahvil getirisinin dövize endekslenerek enflasyonun resmi dilden kabul edilmesi, ülkenin kredi notunun düşürülmesi, kamu hizmet bedellerinin dövize endekslenmesi, (köprü, yol geçişi fiyatlarının dolara endekslenmesi gibi), siyasi istikrarsızlık kaynaklı ekonomik belirsizlik, para otoritesinin bağımsız karar alabilmesinin mümkün olmaması, paranın politika karşılığı olmadan gereğinden fazla basılması, morotoryum, paranın kolay taklit edilebilir basılması, resmi istatistiklerin sadece döviz cinsinden tutulması, dış borç servisinde gecikme, merkez bankasının eskimiş kağıt paraları imha etmemesi gibi durumlar yüzünden zarar görür.

Bundan dolayı ülke vatandaşları satın alım güçlerini, yatırımlarını ve gelirlerini korumak için döviz karşılığı kira ve maaş istemeye, ticarette fiyatları dövize şartlayıp, mevduatlarını döviz cinsinden tutmaya yönelir. Yerli para, memur maaş ödemeleri, bütçe yapımı, kamu harcama ve gelirlerinde, ihalelerde, kredilerde, muhasebe sisteminde yani resmiyette doğal olarak kullanılır. Dolaşımda da kullanılır fakat büyük hesaplar vatandaşın hesap makinesinde döviz fiyatıyla çarpılmak suretiyle. Bu duruma kısmi dolarizasyon denir.

Paranın basılmaması veya basılamaması (para arzının olmayışı), savaş, büyük ekonomik kriz ve hiper enflasyon durumlarında ise ülkedeki kullanılan değişim aracı (yasadışı olsa bile) tamamen yabancı para veya kıymetli madenler olur. Buna tam dolarizasyon denir.

Tam dolarizasyona örnek vermek gerekirse; eskiden Zimbabve Doları kullanan Zimbabve, Nisan 2009 yılından sonra ülkede sanayi hasılatı iyileşene dek para basmayı (senyoraj iktidarını) askıya almıştır. Zimbabve günümüzde USD, EUR, Sterlin ve Güney Afrika Randı gibi dövizler kullanmaktadır. Venezuelada da durum benzerdir.

1913 yılında basılan birinci tertip liralar altın karşılığı basılmış sonraki tertipler hazine tahvili karşılığında (egemenlik hakkıyla) basılmıştır. Sabit kur rejimi ve Türk parasının kıymetinin korunması hakkındaki 1567 sayılı kanun sayesinde ülkemizde o tarihe kadar dolarizasyon pek görülmedi. Küreselleşme bu işleri değiştirdi, bir çok düzenleme sonrasında da paramız -1989 yılında serbest kur sistemine geçilmesiyle- konvertbl oldu. Bu tarihten sonra dolarizasyonun asıl etkilerini görmeye başladık.

TÜRMOB'un açıkladığı son dolarizasyon raporuna göre, dolarizasyonun temel sebepleri doların değerlenmesi ve TL'nin negatif ayrışması. Ülkemizde kısmi dolarizasyon mevcut. IMF'ye göre bir ülkenin döviz tevdiat hesapları, geniş tanımlı para arzı (M2Y) içerisinde %30'a ulaştığında yüksek düzeyde dolarizasyona girdiği kabul ediliyor. Türkiyede bu oran 20 Ocak itibariyle %27'ye ulaşmış durumda. Yani sınırda olduğumuzu belirtmişler.


Bu döviz mevduat hesaplarının %58'i gerçek kişilere ait. Döviz hesaplarının %46'sı ise İstanbulda bulunmakta.


Şöyleki, sadece vatandaş ve özel sektör değil, finans kurumları da dövizle borç verme eğiliminde. Bu duruma finansal dolarizasyon denir. Aşağıdaki tabloda bu durumu kolayca kestirebilirsiniz. (Kobi kredilerinin de yaklaşık 5'te 1'i yabancı para cinsinden)


Merkez bankası bilançosunda kendi basamadığı yabancı paraların artışı yüzünden TL' ye müdahale mekanizmasının kısıtlanması, para politikası etkinliğinin azalması, dövizin yükselişiyle fiyat artışları ve sonrasında enflasyon yaratması, kur belirsizlikleri, faizlerin yükselmesi ve yatırımların azalması bu durumun negatif sonuçlarını oluşturur. Hatta ani döviz çıkışları yaşandığında bir kriz durumuyla karşı karşıya kalınabilir ya da böyle bir şok durumunda döviz borcu olanlar ve döviz tasarrufu olanlar arasındaki gelir dağılımı adaleti ciddi anlamda bozulabilir.

Böyle bir durumda TCMB'nin temel araçları; faizler, banka zorunlu karşılıkları, varsa rezerv ve döviz deposu şeklinde kısıtlıdır. Merkez Bankasının piyasanın sterilizasyonu zorlaşmadan, zamanında ve öngörülebilir biçimde müdahale etmesi önem kazanmaktadır. Vatandaşların liraya güvenmesi için önce kamu sektöründe yerli paranın en etkin şekilde kullanılması ardından, TL'nin ekonominin her alanında teşvik edilmesi gerekir. Birbirinin zıttı politikalar gerektiren enflasyon ve işşizlik sorunlarına odaklanılmalıdır.

Arz yanlı politikalara karar verilirse uzun vadede döviz gelirlerini arttıcı, yatırım odaklı bir yol izlenmeli ve lirayla kredi imkanları genişletilmelidir. Talep yanlı politikalar öncelikli ise güzelce hazırlanmış maliye politikalarına ve sosyal devletin vatandaşlara hissetirilmesinde oldukça yarar vardır. Özel sektör yapamıyorsa kamu sektörü de istihdam yaratabilir.

Amerikanın içe dönük politikalarının sonucu olarak doların az gelişmiş ülkelerde kıtlaşmasının etkileri iyi analiz edilmeli ve kredi mekanizmaları sağlam temeller üzerine kurulmalıdır. Varlık Fonu kredi mekanizmasının başarılı olup olmayacağını ise ilerleyen günlerde hep beraber gözlemleyeceğiz.


                             Atilla Mert ÇITAK
27 Mart 2017


Devamını Oku »

24 Mart 2017 Cuma

Yalan Haberin 17. Yüzyıla Dayanan Tarihi

Yalan haberlerin ekonomiyle ne ilgisi olduğunu sorabilirsiniz. Tüketiciyi ve işçiyi kandırmak, hükümetleri değiştirmek, isyanlar hatta günümüzde seçimlerde hile yapılıp yapılmadığı önemlidir. Önemli olayların neredeyse hepsinin ekonomiyle doğrudan ya da dolaylı ilgisi vardır. 

Günümüzde birçok haber kaynağı mevcuttur. Lütfen her duyduğunuza , her okuduğunuza inanmayın. Farklı kaynakları takip edin. Ceteris Paribus (Diğer herşey sabit) iken her iktisatçı aynı kanıya varır ama Mutadis mutandis (Diğer faktörlerin göz önüne alınması) söz konusuysa herkes farklı cevaplara varabilir. Hatta iktisatçı olmaya bile gerek yoktur. Ancak bilimin yanında olanlar büyük resmi görebilir. Tarihteki yalan haberlerle ilgili, çeviri bir makale paylaşmak istedim. 

Yalan Haberin 17. Yüzyıla Dayanan Tarihi


Yanlış bilginin uzun tarihinde, yalan habere ilişkin son dönemlerdeki gelişmeler özel bir yer tutuyor, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın özel danışmanı Kellyana Conway, Müslüman ülkelere yönelik seyahat yasağını savunmak için Kentucky katliamını icat ederek oldukça ileri gitti. Alternatif gerçeklerin uydurulması tarihsel olarak da oldukça enderdir, ama bugünün zehirli, tadımlık yazılarının ve tweetlerin muadiline farklı tarihsel dönemlerde, hatta antik dönemlerde dahi rastlanılabilir.

Prokopius, 6. yüzyılda yaşamış Bizanslı tarihçi, resmi tarih yazımıyla İmparator Justinianous’un dikkatini çekmeyi başardıktann sonra imparatorun saygınlığını lekelemek için Anektod olarak bilinen şüpheli bilgileri üretmiş ve ölene kadar bu sırrı saklamıştır. Pietro Aretino 1522’deki papalık seçimlerini manipüle etmek için adaylar hakkında garip soneler yazmıştır. Roma’da Navona Meydanı’nda bulunan Pasquino olarak bilinen heykelin yakınlarında halka bu soneleri söylemeye başlamıştır. “Pasquinade” (taşlama) tabiri sonradan halka mal olmuş kişiler hakkındaki ahlaksız ve çoğunlukla da yanlış haberler için söylenen genel bir kullanıma evrilmiştir.

Hatta “Pasquinade” asla yok olmamıştır, 17. yüzyılda daha da popüler bir türe dönüşerek “canard” olarak adlandırılmış ve iki yüz yıl boyunca Paris sokaklarını fethedecek yalan haberlere dönüşmüştür. Canards, bazen broşürlere basılarak bazen ise gravür tasarımları aracılığıyla her şeye çabucak inanan insanları kandırmak için kullanılmıştır. 1780’lerin en çok satanı, Şili’de yakalanan bir canavarın İspanya’ya gönderiliyor olduğu bilgisiydi. İddiaya göre canavarın, bir mitolojik karakter olan Fury gibi kafası, yarasa gibi kanatları, pullarla örülü devasa bir vücudu ve ejderha kuyruğuna benzer bir kuyruğu vardı. Fransız Devrimi sırasında, gravürcüler Marie-Antoinette’in yüzünü eski bakır levhalara işledi ve canardlar başka bir forma evrilmiş oldu. Artık yalan, politik propaganda içererek ve bilerek söyleniyordu. Yarattığı etki ölçülemiyordu, ancak kesinlikle kraliçeye karşı patolojik bir nefreti besliyordu ki bu, kraliçenin 1793 Ekim ayında idam edilmesiyle son buldu.

The Canard enchainé, Paris’in politika üzerine uzmanlaşmış meşhur dergisi, başlığıyla bu geleneği tekrar canlandırdı. Başlığında kabaca “Yalan Haber İçermez” yazıyordu. Geçen hafta patlak veren bir hikâye, başkanlık seçim kampanyasında favoriler arasında yer alan merkez sağın adaylarından François Fillon’un eşi hakkındaydı. Bütün gazetelerde, Bayan Fillon’un yani Penelope’un, yıllardır kocasının parlamento asistanı olarak çalıştığı, devletten çok yüksek meblağlarda maaş aldığı belirtildi.  Dahası Fillon, bu hikâyenin uydurma olduğunu belirtmedi ve eşini çalışan olarak işe aldığını itiraf edip, bunda yasa dışı bir şey olmadığını söyleyerek “Penelope Gate” skandalına imza attı. Donald Trump’ı ön sayfalardan çıkardı ve Fransa’nın kendi Trump’ını yaratan, aşırı sağcı bir politikacı olarak yerini aldı.

Yalan haberler, yarı-yanlışların üretimi ve ufak tefek doğrular içeren haberler gazetelerin halk tarafından takip edilmeye başlandığı 18. yüzyıl Londrası’nda zirveye ulaşmıştı. 1788 yılında, Londra’da on adet günlük, sekiz tane üç haftalık ve dokuz tane haftalık gazete bulunuyordu ve bunların hikâyeleri yalnızca bir paragraftan oluşuyordu. “Paragraph men” kafelerde konuşulan bir dedikoduyu seçiyordu, bir parça kağıda birkaç cümle karalıyordu ve bunu basılı hale getirilmesi için hazırlıyordu. Gazeteler de bunu buldukları uygun bir boşluğa köşe yazısı gibi yerleştiriyordu. Bazı “paragraph menler” para alıyordu, bazı içerikler halkın fikrini değiştirmek ve manipüle etmek için yazılıyordu. Bu bazen tanınan bir figür, bazen bir oyun bazen ise bir kitap oluyordu.

1772’de Papaz Henry Bate, The Morning Post isimli bir gazete yayınladı ve bu gazetede paragraf üstüne paragraf sıralamaya başladı. Bunların hepsi ayrı içeriklerdi ve büyük kısmı yalandı. 13 Aralık 1784 yılında, The Morning Post Marie-Antoinette’in jigolo servisi hakkında bir paragraf yayınladı:

The Gallic Kraliçesi, İngilizlere pek düşkün. Aslında, onun favorilerinin çoğu bu ülkeden. Ama kimse Bay W. kadar kraliçe tarafından destek görmedi. Bu beyefendinin harcamaları Paris’e gidip, birinci sınıf şıklıkta giyinip, zevk ve moda tutkusuyla yaşadığından beri zıvanadan çıktı. Arabası, kılık kıyafeti, sofrası en yüksek düzeyde gösteriş ve görkem içerisinde.  


Bibliothèque de l’Arsenal
1749 yılında, kağıt parçasına yazılmış ve Fransa’da 15. Louis’in ahlaksızlıklarını ve vergileri eleştiren bir şiir.


“Rahip Bruiser” olarak bilinen Bate, rakip bir skandal sayfası bularak The Morning Herald‘a geçti. Bu sırada The Morning Post ise “aşırı ve düşmanlık besleyen hakaretlerin yer aldığı tür olan paragrafları” yazması için  Dr. Viper olarak da bilinen rahip William Jackson’ı işe aldı. İki din adamı olan Rahip Bruiser ve Dr. Viper, yazdıkları gazetelerde kozlarını paylaşarak skandal yazıları için yüksek bir standart belirleyerek Murdoch basınını gölgede bıraktılar.

Bu tür haberler 1789’dan önce Fransa’da yayınlanamazdı, ancak kulaktan kulağa, yeraltı gazeteleriyle yayılırdı, nouvellisteler sağolsun ki paragraph men’in boşluğunu doldurabildiler. Tuileries Gardens ve Palais Royal (Kraliyet Sarayı)’deki Tree of Cracow bahçesi gibi dedikoduların yayıldığı yerden haberleri seçtiler. Bazı zamanlarda bu bilginin yayılmasına karşı duydukları haz nedeniyle, bir parça kâğıda son gelişmeleri çabucak yazarak gittikleri kafelere ya da oturdukları banklara bu kâğıtları bırakıyorlardı.  


Palais Royal’in içinde yer alan  Tree of Cracow bahçesinin çizimi, 1742

Nouvellisteri baskı altına almak için polisler var gücüyle uğraşıyordu ve Les Grands’ın gizli yolları hakkında içeriden bilgi alabilmek adına çarpıcı haberleri takip ediyorlardı.  
Bastil’de yaşanan gelişmelerle ilgili olarak, nouvellistlerin üzerleri aranıyor ve üstlerinde bazı yazılar bulunuyordu. Bastil arşivlerinde onlara yönelik suçlama yapılan birkaç örnek buldum, karalamalarla dolu kâğıt parçaları, iki yüzyıl önce yani akıllı telefonların olmadığı dönemden ilkel gazetecilik örnekleri ve şahitlikleri.  
Polis yarı profesyonelleri, bir paragraftan daha uzun olmayan el yazması “nouvelles a la main” olarak bilinen gazete yazılarıyla yakalamıştı. Bu yeraltı gazetelerinden bazıları basılmıştı da. Böylelikle La Chronique skandallarına tipik bir giriş olmuş oldu.

Dük, karısını, oğlunun öğretmeninin kollarında görünce şok oldu. Kadın büyük bir yüzsüzlükle adama dönüp“ Neden burada değilsiniz, Mösyö? Ne zaman kavalyem olmasa, uşağımın kollarında buluyorum kendimi” dedi.

Bu türün en çok satanlarından The Iron-Plated Gazeteer Londra’da basılan ve muhtemelen iftira içerikli Londra basınından etkilendi ancak bu Fransa için yeni bir şeydi. En tipik biçimi bir cümlelik paragraflardan oluşuyordu.

Tabii ki bu karalamalar elitlerin cinsel içerikli kabahatlerinden daha başka kaygılar taşıyordu özellikle bazıları siyasi etkiler yaratıyordu. Tıpkı bugün Hillary Clinton’ın dahil olduğu seks partileriyle ilgili yalan haberler gibi. Marie-Antoinette’in kaderi bu tür iftiraların nasıl büyük sonuçlar doğurabileceğinin en etkili örneği, ama daha pek çok örnek bulunuyor.

Poetry and the Police: Communication Networks in Eighteenth-Century Paris’te anlattığım gibi bu tür hurafelerin yayılması şarkılar ve bugünkü tweetlerden daha uzun olmayan şiirler sayesinde oluyordu. Bunlar 1749 Nisan’ında bir bakanlığın düşmesine ve siyasi ortamın değişmesine bile neden oldu.  

Bu tür haberler halkın dikkatini çekebiliyordu, işin içine safsata karıştırmak tam anlamıyla gerçekleri söylemekten daha iyiydi. Bunların çoğu yalandı, çoğu zaman açık bir biçimde öyleydi. Le Gazetier cuirasséin dipnotuna baktığımızda şu yazıyordu: “Bu makalelerin yarısı doğru.”  Ama hangi yarısı olduğuna karar vermek okuyuculara kalmıştı.

                                Kaynak: NYR Daily / Robert Darnton Çeviri: Gülin Çavuş


Devamını Oku »

23 Mart 2017 Perşembe

Herif

  Bundan tam 2 yıl önce finans haberleri yapan siteler bir haberle çalkalanmıştı. Bu haberlerin başlıklarında tek bir ortak kelime vardı ''Herif''. (Ekonomistler kendi aralarında Dude'da derler.)
  Herif, Habertürk'e göre Londra merkezli bir hedge fonun Hintli yöneticisi ancak bazı haberlerde Arap kökenli bazılarında ise kendisi yabancı değil bizden biri. Aslında Herif bir kişi de olabilir bir kurumda milliyeti de cinsiyeti de bizi ilgilendirmiyor. Ancak bizim asıl bakmamız gereken bu Herif neden bu kadar çok konuşuldu ve konuşulmaya devam ediyor?  Öncelikle şuradan başlayalım isterseniz. Önceleri bir kaç yerli aracı kuruluş ile işlem yaptığı bilinen bu Herif  en son Yatırım Finans'ta buldu kendini. Aracı kuruluşlar içerisinde %2'lik paya sahip Finans Yatırım'ı bir anda zirveye taşıdı.
   Edinilen bilgilere göre Herif'in Türkiye'de toplam 1.5 milyar dolarlık yatırımı bulunuyor.Günlük 450 milyon dolar sokarak borsayı ciddi şekilde etkileyebiliyor. İşte asıl can alıcı noktaya geldik. Kendisi karmaşık formüllerden oluşan bir algoritma sistemiyle yani makine ya da robot işlem denilen işlemlerle piyasada çok sert hareketlere neden oluyor.

  Bir yazar yaptığı hareketleri şöyle özetlemiş.
  Herif önce belli kağıtlarda işlem hacmi yaratıp herhangi hisseye veya hisselere yön veriyor. Bu yöne inanan sıradan yatırımcılar hisseyi almaya başlıyor.Hisse birkaç günde değer kazanınca ufak ufak çıkmaya başlıyor. Bir yandan da almaya devam ediyor ama satış miktarı daha fazla. Böylece hisse değeri düşmeden hisseleri elden çıkmış oluyor. Alanlar ise ne olduğunu anlamıyor bile.
   AK Portföy’den fon yöneticisi Kerem Baykal ise Herif'ten şu şekilde bahsetmiş. ''Herifin yaptığı işlemler züccaciye dükkanında fil varmış gibi''.  "Oyundaki herkesten çok parası var.Borsayı her yere çekebilir." 
   Borsa İstanbul'un yabancı payının %65 olduğunu ve bu tarz manipülatörlerin varlığını unutmamak gerek. Borsa İstanbul'un içerisindeki yerli payı arttırmazsak borsa'da çok rahat manipülasyon yapabilirler ve şu anki yerli hissedarların zarar etmesine sebebiyet verebiliriz. Çünkü sağlıklı bir alım-satımdan fazlasıyla uzaklaşmış oluyoruz.    
                                                                                                                   
   Alper Korkmaz 
                                                                                                                                23.03.2017
Devamını Oku »

18 Mart 2017 Cumartesi

18 Mart 2017


Devamını Oku »

17 Mart 2017 Cuma

Gayrimenkul Sertifikası

    Son zamanlarda sık sık duyduğumuz gayrimenkul sertifikasıyla yeni tanışıyoruz ve niçin kullanıldığını nasıl işlediğini tam olarak bilmiyoruz. Bende bir araştırma yapmak istedim. O sebepten bu yazıyı yazma gereği duydum.

Sertifika nasıl ortaya çıktı:

8 Mart günü tanıtım toplantısı düzenleyen SPK başkanı sayın Vahdettin Bey, - kendisini SPK da staj yaptığım dönemden tanımıştım- çok açık bir dille katılımcılara bu sertifikayı anlattı. Kendisi bu toplantıda hükümetin altyapı geliştirme, depreme dayanıklı kentleşme hedeflerini ve bunların büyük finansman gerektirdiğini aktardı.

Bu finansal aracın, cumhurbaşkanımızın gayrimenkul borsası kurulması talimatından sonra TOKİ, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Koordinasyon Kurulu, İller Bankası, SPK, GYODER, Emlak Konut ve bakanlıklar ile ortak bir çalışma sonucu ortaya çıktığından bahsetti. Son olarak, 3 Ağustos 2016 ve 7 Mart 2017 tarihinde getirilen düzenlemeler ile TOKİ, Özel Sektör ve Kentsel Dönüşüm projelerinin finansmanında kullanılmasının önü açıldı. 

Bunun ardında büyüme hedeflerinin hızlandırılması ve konut sektörü güvenilirliğinin arttırılması amaçlanıyor.

Tanımı :

"Gayrimenkul sertifikası, proje yapan firmalar tarafından, projeyi finanse etmek için ihraç edilen menkul kıymetlerdir. Üzerindeki tutarlar eşittir ve hamiline yazılı düzenlenirler."

Senetlerin hamiline yazılı olması, kamu güvenine haiz ve likiditesi yüksek bir araç olduğunu ifade eder. Vatandaş bir konutun metrekaresini/kendisini temsil eden bir senet satın alabilir ve bu senet üzerinden kazanç sağlayabilir, bunu kolaylıkla borsa rayicinden alıp, satabilir. Bu sertifikalar vadeli düzenlenmiştir.

Bu kıymetin ülkemizde 2 temel amacı bulunmaktadır:

1- Kentsel Dönüşüm Projelerinin Hızlandırılması
2- Projelerin Yarım Kalmasının Önlenmesi

Güvencesi nedir?

Konut proje firması bu araç dışında bir finansman yoluna gittiğinde, finansman kurumuna; projenin sadece gayrimenkul sertifikası ihraç edilmemiş kısımı kadar teminat verebilir. Yani sertifika sahiplerinin hakları korunmaktadır.

Sertifikaları SPK'dan izin almış firmalar ihraç edebilir. Yatırımcılar, aracı kurumlardan ve borsadan satın alabilir. Yeterli sayıda sertifikası bulunan kimse, proje tamamlandığında konutu veya işyerini alabilecek.

İnşaat ilerleme ve tamamlama raporları yapı denetim kuruluşları tarafından hazırlanacak. Böylece proje firmaları, inşaat henüz bitmeden finansmanın tamamına sahip olamayacak.

Projelerin Vaktinde Tamamlanması Nasıl Sağlanır?

Sertifika ihracından toplanan paranın %10 u inşaat başlamadan önce, direkt ihraç eden firmaya geçiyor. Finansmanın %80'lik kısmı inşaat ilerleme raporunda belirlenen oranlar ölçüsünde yetkili kurum tarafından ihraççıya aktarılıyor.
Düzenlemede paranın zaman değeri de düşünülmüş, firmaların hakları tam anlamıyla korunmuştur: "İhraç karşılığında toplanan para banka tarafından açılan özel bir hesapta toplanacak ve banka bu parayı ihraççı kurum adına değerlendirecektir."Finansmanın kalan %10 luk kısmı ise, vade sonunda ihraççıya verilip, projenin tamamlanması sağlanıyor. Yarım bırakılan projelerde ise, bu durum paranın tamamının firmaya şartlı verilmesi ve bankaların cezai şartları zorunlu hale getirmesiyle caydırılmış olacak.

İlk İhraç

TOKİ ile gerçekleşecek ilk projeden 143 milyon tl hasılat elde edilmesi tahmin edilmektedir. Pay başına 42.5 TL'den 3.37 milyon adet senedin halka arz edilmesi planlanıyor. İlk projenin; nitelikli yatırımcılar için talep toplama tarihleri, 29-31 Mart tarihleri arasında olacaktır.

Sonuç olarak, bu finansman aracıyla piyasa fiyatlarına daha uyumlu bir şekilde, katılımcı ve düşük maliyetle kentsel dönüşümün sağlanması, projelerin hızlandırılması, sermaye piyasalarımızın genişletilmesi ve finansman ürün çeşidinin arttırılması amaçlanmıştır. Umarım bu amaçlara ulaşılır.

Bu sertifikalar her ne kadar reel bir varlığa dayalı olsa da, bu sertifikaların bir balon oluşturma potansiyeli mevcuttur. SPK'nın kamu yararı gözeterek, Forex Piyasasına kaldıraçlı işlem limiti sınırlaması getirdiğini geçen aylarda gördük. Türev araçlarda denetim her şeyden önce gelmelidir. Bu konuda SPK'ya güvenim tamdır.

Ayrıca inşaat ilerleme raporunu hazırlayan, yapı denetim kuruluşlarının bağımsızlığı önem arz etmektedir.

Atilla M. ÇITAK
17 Mart 2017




Kaynaklar:
Resmi Gazete Sayı 29790
SPK tanıtım toplantısı
BloomberHT
CNN
Devamını Oku »

13 Mart 2017 Pazartesi

Hollanda - Türkiye Ticari İlişkileri

Henüz yaşanan diplomasi krizinin ardından, Hollanda ile ticari ilişkilerimiz ne kadar güçlü buna bakmak istedim. Kısa bir araştırma yapan herkes Hollandalı bir çok firmanın ülkemizde yatırım yaptığını görecektir.

Hollanda devletini ilk olarak 1648 yılında Osmanlı İmparatorluğu tanımış. Osmanlı Devleti 1788 yılında Hollandadan dış borç almıştır. Bu köklü ilişkiler günümüze kadar artarak devam etmiştir. Günümüzde yaklaşık 400.000 Türk yaşamaktadır. Bunun 300.000 den fazlası aynı zamanda oranın vatandaşıdır. Ülkenin nüfusu kabaca 17 milyondur. Ülkenin genel ekonomik görünümü açısından sırasıyla ekonomik büyüme grafiği ve işsizlik grafiği :






Shell, ING Bank, Philips, Heineken, Unilever, Algida gibi uluslararası markalarını bilirsiniz. Hollanda'nın GSYH'sı kabaca 800 Trilyon USD. Geçen seneki büyümesi %1,6 (Avrupa ortalamasına göre iyi bir rakam)






İşsizlik oranı doğal işsizlik oranına yakın. 2012 krizinden sonra bir miktar küçüldüler. 2013 yılından sonra ülke tarihinde olduğu gibi büyüme dinamikleri yine net ihracat üzerinden çalışmaya başladı. Ticaret hacmimiz yaklaşık 6.1 milyar dolara ulaştı.






Bu ülkeye başlıca motorlu kara taşıtları ve parçaları, örme giyim eşyaları, tekstil, mineral yakıtlar, kazanlar, makine, reaktör parçaları, mekanik cihaz, meyveler, mobilya ve demir-çelik, gemi, pamuk ihraç etmişiz. Karşılığında ise demir-çelik, plastik, eczacılık ürünleri, kakao, kağıt, optik ürünler, fotokopi makineleri, tütün, kauçuk, makinalar, biçerdöverler, kozmetik, boya, mürekkep, tutkal, çiçek, enzimler, parfümeri (lalelerin işlenmiş halleri) vb. kimyasal ürünler, değirmencilik ürünleri satın almışız.



Tablodan dış ticaret rakamlarının yakın olması, her iki ülkenin adil çıkar sağladığını gösterse de iştirak ve şirket sahiplerinin yıl sonunda ülkemizden götürdükleri, faiz, kar payı gibi gelirleri ödemeler dengemizin finans hesabına negatif olarak yazılmaktadır. Gurbetçi vatandaşlarımızın genelde mavi ve beyaz yaka olarak çalıştıklarını düşünürsek bir miktar Türkiye lehine görünen dış ticaret tablosu aldatıcı olabilir.






2016 yılında ülkemize toplam 25 milyon yabancı vatandaş giriş yapmış, yani iş, gezi, toplantı vs. çeşitli amaçlarla gelen geniş tanımlı turist. Bunun 13 milyonu Avrupa ülkelerinden gelen turistler. (OECD içinden ve diğer AB ülkeleri toplamı) Hollandadan giriş yapan ziyaretçi sayısı ise 900.000 olmuş. Hollanda ise Avrupalı turistlerimizin yaklaşık %7'sini oluşturmuş.






Rusya ilişkilerimizin bozulması, başta turizm olmak üzere büyük zarar vermişti. Umarım en kısa zamanda, Hollanda ilişkilerimiz eski haline döner. Bu konuda boykot, ihracat kotaları vb. uygulamaları doğru bulmuyorum. Ekonomik yaptırım düşünülmesi durumunda, ülkemizde bulunan ve neredeyse tamamı üretim sektöründe olan 156 Hollandalı şirketin yarattığı istihdam da değerlendirilmelidir. Türkiye elbet siyasi itibarını koruyacaktır. Asıl sorun daha kapsamlı ve AB'nin genelinde.

Olayı yansız değerlendirmek için, yabancı medyayı (ana akım ve eleştirel) okumaya çalıştım.Buradan çıkardığım sonuç şu: Uzun vadede önemli sorun sadece bu ülkeyle olan ilişkilerimizin değil, AB genelinde aşırı sağ ve otoriter ugulamaların ekonomimizi tek yönlü etkileme potansiyeli. 

Bu krizin bir şekilde aşılacağına inanıyorum.  Bu olaydaki sorundan çok, çözümün nasıl olacağı yeni ilişkilerde belirleyici olacaktır. Siyasi tartışmalara girmek istemiyorum, hukuki boyutlarına ulaşmak için Türkiye Siyasi Partiler Kanununa, anayasamızın siyasi partilerle ilgili hükümlerine, diplomatik sözleşmelere (Viyana) ve Avrupa İnsan Haklarının 10. maddesine göz atmanızı öneririm.




Atilla M. ÇITAK
12 Mart 2017


Kaynak1
Kaynak2
Kaynak3
Kaynak4
EK:

TOBB Sanayi veritabanındaki 156 Hollanda şirketinin bir listesine buradan ulaşabilirsiniz:

1 Birecik Barajı Hidroelektrik Elektrik Santrali Tesis ve İşletme A.Ş.Birecik Şubesi Hollanda (%50),
2 3M İNOVASYON ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
3 ACCELL BİSİKLET SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
4 ADAPAZARI ELEKTRİK ÜRETİM LİMİTED ŞİRKETİ SAKARYA ŞUBESİ Hollanda (%.04),
5 ADOÇİM MARMARA ÇİMENTO BETON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ SULTANKÖY ŞUBESİ Hollanda (%50),
6 ADOÇİM ÇİMENTO BETON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ANTALYA ŞUBESİ Hollanda (%50),
7 AERO RÜZGAR ENDÜSTRİSİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
8 AGCO TARIM MAKİNELERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%99.93), İngiltere (%.07),
9 AKTİV-AKRİL AKRİLİK MAMULLERİ BANYO,JAKUZİ SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. Hollanda (%99),
10 AKZO NOBEL BOYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş-EGE SERBEST BÖLGE ŞUBESİ Hollanda (%75),
11 AKZO NOBEL SERVER BOYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%55),
12 ALARA TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - BURSA ŞUBESİ Hollanda (%100),
13 ALEWIJNSE ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ANTALYA SERBEST BÖLGE ŞUBESİ Hollanda (%5), Hollanda (%95),
14 ALFA LAVAL MAKİNE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
15 ALIŞAN DEN HARTOGH KİMYASAL TEMİZLEME VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ DİLOVASI BÖLGE ŞUBESİ Hollanda (%50),
16 ALTEK METAL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ÇERKEZKÖY ŞUBESİ Hollanda (%68.75),
17 AMES EUROPE TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş.-EGE SERBEST BÖLGESİ ŞUBESİ Hollanda (%25), Hollanda (%25),
18 AMYLUM NİŞASTA SANAYİ VE TİC. A.Ş. Hollanda (%100),
19 ANTALYA SUBSTRAT TARIMSAL ÜRÜNLER SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%92.61),
20 AO SMITH SU TEKNOLOJİLERİ A.Ş. Hollanda (%100),
21 AR LEDER KÜRK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ SAFRANBOLU ŞUBESİ Hollanda (%99),
22 ARISU GIDA DIŞ TİCARET A.Ş. Hollanda (%99),
23 ATKASAN ATIK DEĞERLENDİRME SAN. VE TİC.A.Ş. Hollanda (%2.23),
24 ATOS BİLİŞİM DANIŞMANLIK VE MÜŞTERİ HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ANKARA ŞUBESİ Hollanda (%18), Fransa (%81),
25 AVERY DENNİSON ETİKET TİC. LTD. ŞTİ. Hollanda (%100),
26 AXALTA BOYA SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİRTED ŞİRKETİ-DİLOVASI ŞUBESİ Hollanda (%100),
27 BARRY CALLEBAUT EURASİA GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ/ESKİŞEHİR ŞUBESİ Hollanda (%67), Belçika (%33),
28 BELANDE OFİS MOBİLYALARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
29 BORUSAN MAKİNA VE GÜÇ SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- GEBZE ŞUBESİ Hollanda (%10.94),
30 BOSAL METAL İŞLEME SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
31 BOSCH REXROTH OTOMASYON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ-GEBZE ŞUBESİ Hollanda (%99.9),
32 BP PETROLLERİ ANONİM ŞİRKETİ BALIKESİR TÜP DOLUM VE DEPOLAMA TESİSİ ŞUBESİ Hollanda (%100),
33 BUNGE GIDA SAN.VE TİC.A.Ş.-ALİAĞA ŞUBESİ Hollanda (%99.99),
34 BUNGE GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ LÜLEBURGAZ ŞUBESİ Hollanda (%99.99),
35 CANİLİA TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%50),
36 CARGILL TARIM VE GIDA SANAYİ A. Ş. BALIKESİR ŞUBESİ Hollanda (%100),
37 CARGILL TARIM VE GIDA SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ DİLOVASI ŞUBESİ Hollanda (%100),
38 CARGILL TARIM VE GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş.ORHANGAZİ ŞUBESİ Hollanda (%100),
39 CEREAL PARTNERS GIDA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ / KARACABEY ŞUBESİ. İsviçre (%50), Hollanda (%50),
40 CHASSIS BRAKES INTERNATIONAL OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
41 COATS (TÜRKİYE) İPLİK SANAYİİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%92),
42 COATS (TÜRKİYE) İPLİK SANAYİİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%92),
43 CSM BAKERY SUPPLİES GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. Hollanda (%100),
44 DEN BRAVEN ENDÜSTRİYEL YAPIŞTIRICILAR SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
45 DENCOHAPPEL KLİMA SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
46 DENCOHAPPEL KLİMA SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
47 DOKTOR TARSA TARIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%50),
48 DORUK UN SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - TEKİRDAĞ ŞUBESİ Hollanda (%100),
49 DOSAN KONSERVE SANAYİ VE TİC. ANONİM ŞİRKETİ PAZAR ŞUBESİ Hollanda (%92.71),
50 DOSAN KONSERVE SANAYİ VE TİCARET ANONIM ŞIRKETİ FINDIKLI ÇAY BABRİKASI ŞUBESİ. Hollanda (%92.71),
51 DOSAN KONSERVE SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ARHAVİ ŞUBESİ Hollanda (%92),
52 DOW TÜRKİYE KİMYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
53 DOWAKSA İLERİ KOMPOZİT MALZEMELER SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - YALOVA ŞUBESİ Hollanda (%100),
54 DOĞTAŞ KELEBEK MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ BİGA FABRİKASI ŞUBESİ Hollanda (%50),
55 ELSİM ELEKTROTEKNİK SİSTEMLER SAN.VE TİC.A.Ş. Hollanda (%100),
56 ENERCON SERVİS LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
57 ETİ ELEKTROTEKNİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ. Hollanda (%15),
58 EVENTO TEKSTİL KONFEKSİYON MEFRUŞAT MOBİLYA TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%17), Hollanda (%16.5), Hollanda (%16.5),
59 FERRO KAPLAMA MALZEMELERİ LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%99.26), Hollanda (%.74),
60 FLOWSERVE SIZDIRMAZLIK ÇÖZÜMLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
61 FOKKER ELMO HAVACILIK SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%98),
62 FORM KORUYUCU AMBALAJ SANAYI VE TICARET LTD. ŞTI. Hollanda (%90),
63 FORM KORUYUCU AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ AİRBAG FABRİKASI ŞUBESİ Hollanda (%90),
64 FORM KORUYUCU AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TUTKAL FABRİKASI ŞUBESİ Hollanda (%90),
65 FRUKO MEŞRUBAT SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ÇORLU ŞUBESİ İST.58387/010297 İspanya (%78.17), Hollanda (%21.21),
66 GEBZE ELEKTRİK ÜRETİM LİMİTED ŞİRKETİ - SAKARYA ŞUBESİ Hollanda (%.02),
67 GRİD SOLUTİONS ENERJİ ENDÜSTRİSİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%99.99),
68 GTA MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş. Hollanda (%90),
69 GÜMÜŞSOY EVERS DOKUMA ETİKET SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%40),
70 HANSELAND KİMYEVİ ÜRÜNLER SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. Hollanda (%99.8),
71 HLM INTERNATIONAL KOMPOZİT PANEL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. Hollanda (%50),
72 HUGO BOSS TEKSTİL SANAYİ LTD. ŞTİ. Hollanda (%99), Hollanda (%1),
73 HUHTAMAKİ TURKEY GIDA SERVİSİ AMBALAJI A.Ş. Hollanda (%100),
74 IFF AROMA ESANS SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Lüksemburg (%19.58), Hollanda (%17.2), Lüksemburg (%.59), Hollanda (%0), İngiltere (%62.63),
75 INDORAMA VENTURES CORLU PET SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
76 JEFLEKS PLASTİK KAUÇUK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%91.8),
77 KAPLAMİN AMBALAJ SAN.VE TİC. A.Ş. Hollanda (%29.17),
78 KOMVEK KAROSER LİMİTED ŞİRKETİ İspanya (%57), Hollanda (%33),
79 KONE ASANSÖR SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
80 KOTON MAĞAZACILIK TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş. Hollanda (%50),
81 LARTH HAVLU RADYATÖR SAN.VE TİC.A.Ş. Hollanda (%99.99),
82 LEGRAND ELEKTRİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%99.9),
83 LUKAS MAKİNE VE DIŞ TİCARET LTD.ŞTİ. Hollanda (%50),
84 LUKOIL LUBRICANTS MIDDLE EAST MADENİ YAĞ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İZMİR-ALİAĞA ŞUBESİ Hollanda (%100),
85 LUXOTTİCA GÖZLÜK ENDÜSTRİ VE TİC.A.Ş. Hollanda (%35.16), İtalya (%64.84),
86 M.P.S. METAL-PLASTİK SANAYİ ÇEMBER VE PAKETLEME SİSTEMLERİ İMALAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%50),
87 MAQUET CARDIOPULMONARY MEDİKAL TEKNİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%1), Hollanda (%99),
88 MARSA YAĞ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ADANA ŞUBESİ Hollanda (%26),
89 MARSHALL BOYA VE VERNİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%88.26),
90 MAURİ MAYA SANAYİ A.Ş. Hollanda (%100),
91 MECAPLAST OTOMOTİV ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%99.99),
92 MELTEM ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ KEMALPAŞA ŞUBESİ Hollanda (%35),
93 NATURA GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. / KARACABEY ŞUBESİ Hollanda (%25),
94 NATURA GIDA SANAYİ VE TİCARET VE ANONİM ŞİRKETİ KAHRAMANMARAŞ ŞUBESİ Hollanda (%25),
95 OCC YACHTING YATÇILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%50), Hollanda (%50),
96 OMEGA ELEKTRONİK SAN.VE TİC. A.Ş. Hollanda (%.1),
97 ORGANİK KİMYA SAN. VE TİC. A.Ş. Hollanda (%49),
98 OTOTRİM PANEL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%50),
99 OVA OLUKLU MUKAVVA AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%37.09),
100 PEKER YÜZEY TASARIMLARI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Lüksemburg (%27.5), Hollanda (%4.1),
101 PERFETTİ VAN MELLE GIDA SAN.VE TİC.A.Ş. Hollanda (%100),
102 PET GAZ ANONİM ŞİRKETİ DÖRTYOL TÜP DOLUM VE DEPOLAMA TESİSİ ŞUBESİ Hollanda (%100),
103 PHİLSA PHİLİP MORRİS SABANCI SİGARA VE TÜTÜNCÜLÜK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Hollanda (%75),
104 PRİSMA MOBİLYA VE DERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
105 RIETVELD SCREENPRINTING SERİGRAFİ BASKI MATBAA TEKSTİL İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%100),
106 ROTEM KİMYEVİ MADDELER SAN. VE TİC A.Ş. BANDIRMA ŞUBESİ Hollanda (%73),
107 SAUERESSIG BASKI ÖNCESİ HAZIRLIK SİSTEMLERİ SAN.TİC.A.Ş. Hollanda (%99.98),
108 SAUERESSIG BASKI ÖNCESİ HAZIRLIK SİSTEMLERİ SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ GEBZE ŞUBESİ Hollanda (%99.98),
109 SCA YILDIZ KAĞIT VE KİŞİSEL BAKIM ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%50),
110 SCHOTT ORİM CAM SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BOLU CAM İŞLEME TESİSİ Hollanda (%100),
111 SELKASAN KAĞIT VE PAKETLEME MALZEMELERİ İMALAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%49),
112 SKRETTİNG YEM ÜRETİM TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%100),
113 SOLAR PATLAYICI MADDELER SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ/ESKİŞEHİR ŞUBESİ Hollanda (%73.91),
114 SQM-MED TARIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%50),
115 SİGMA ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%50),
116 SİLGAN ÖNTAŞ AMBALAJ SAN. VE TİC.A.Ş. Avusturya (%57.23), Hollanda (%42.77),
117 SİVOMATİC MADENCİLİK A.Ş. ÜNYE ŞUBESİ Hollanda (%100),
118 TATA STEEL İSTANBUL METAL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ SAKARYA ŞUBESİ Hollanda (%100),
119 TETRA PAK PAKETLEME SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%99),
120 THERMAFLEX YALITIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ HENDEK ŞUBESİ Hollanda (%100),
121 TOLSA TURKEY MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ/SİVRİHİSAR ESKİŞEHİR ŞUBESİ İspanya (%67.12), İspanya (%.001), İspanya (%.001), İspanya (%.001), Hollanda (%32.87),
122 TRIODOR ARAŞTIRMA GELİŞTİRME YAZILIM VE BİLİŞİM TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hollanda (%96),
123 TROUW NUTRITION TR GIDA, TARIM, HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ÇAYCUMA ŞUBESİ Hollanda (%100),
124 TÜPRAG METAL MADENCİLİK SAN.VE TİC.A.Ş.İZMİR ŞUBESİ Hollanda (%100),
125 TÜRK PRYSMİAN KABLO VE SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%83.746),
126 UNILEVER GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ÇORLU FABRİKASI Hollanda (%99),
127 UNILEVER SANAYİ VE TİCARET TÜRK A.Ş.KONYA ALGİDA FABRİKASI ŞUBESİ Hollanda (%99.98),
128 UNILEVER SANAYİ VE TİCARET TÜRK A.Ş.KONYA TEMİZLİK VE KİŞİSEL BAKIM ÜRÜNLERİ FABRİKASI ŞUBESİ Hollanda (%99.98),
129 UNMAŞ UNLU MAMULLER SAN. VE TİC. A.Ş. Hollanda (%40),
130 UNİLEVER SANAYİ VE TİCARET TÜRK ANONİM ŞİRKETİ-GEBZE ŞUBESİ Hollanda (%99.98),
131 VİKO ELEKTRİK VE ELEKTRONİK ENDÜSTRİSİ SAN. VE TİC. A.Ş. Hollanda (%99),
132 VİKO ELEKTRİK VE ELEKTRONİK ENDÜSTRİSİ SAN. VE TİC. A.Ş. Hollanda (%99),
133 WAGNER KABLO SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%4.5), Almanya (%4.5),
134 YALOVA AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%22.69),
135 YALTES ELEKTRONİK VE BİLGİ SİSTEMLERİ ÜRETİM VE TİC.A.Ş. Hollanda (%100),
136 YENİ ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%59.71), İtalya (%40),
137 YILDIRIM PETROL TİCARET VE NAKLİYAT A.Ş. ELAZIĞ ŞUBESİ Hollanda (%99.97),
138 YKK METAL VE PLASTİK ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%99.9),
139 ZEELANDIA GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ HAYRABOLU ŞUBESİ Hollanda (%90), İngiltere (%10),
140 ZENTİVA SAĞLIK ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FABRİKA TESİSLERİ Hollanda (%100),
141 ÜNİLEVER SANAYİ VE TİCARET TÜRK ANONİM ŞİRKETİ ÇORLU ALGİDA   Hollanda (%99.98),
142 İMPO MOTOR POMPA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Hollanda (%90),
143 İMPO MOTOR POMPA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ-TORBALI ŞUBESİ Hollanda (%90),
144 İPRAGAZ A.Ş.AYDIN ŞUBESİ Hollanda (%100),
145 İPRAGAZ A.Ş.ERZURUM ŞUBESİ Hollanda (%100),
146 İPRAGAZ ANONİM ŞİRKETİ PINARBAŞI ŞUBESİ Hollanda (%100),
147 İPRAGAZ ANONİM ŞİRKETİ - ANTALYA ŞUBESİ Hollanda (%99.88),
148 İPRAGAZ ANONİM ŞİRKETİ DÖRTYOL ŞUBESİ 1 Hollanda (%99.88),
149 İPRAGAZ ANONİM ŞİRKETİ KONYA ŞUBESİ Hollanda (%100),
150 İPRAGAZ AŞ - ALİAĞA ŞUBESİ Hollanda (%100),
151 İRİS TELEKOMÜNİKASYON VE MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ A.Ş. Hollanda (%100),
152 İRİS TELEKOMÜNİKASYON VE MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ A.Ş. Hollanda (%100),
153 İZEL KİMYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Almanya (%20), Hollanda (%5),
154 İZMİR ELEKTRİK ÜRETİM LTD.ŞTİ. Hollanda (%.02),
155 İZMİR PASTÖRİZE YUMURTA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Hollanda (%89),
156 İZOPOLİ YAPI ELEMANLARI TAAH. SAN. VE TİC.A.Ş.BOLU ORGANİZE SANAYİ BÖLGE ŞUBESİ Hollanda (%51),






Devamını Oku »